Home Page | About Me | References | Photos | In The Press | Movies / Videos | Music | Articles / Makaleler | Manuscripts | Contact Me
 

Articles / Nazan Saatci Gazete Makaleler

1 2 3 4 5 6


MUCIZELERE INANIR MISINIZ?

by Nazan Saatci on August 2013


Nazan Saatci

Kimisi inanmaz, tesad f der ge er. Halbuki mucizeler kendisini bekleyenler i in hep vardir. Bekleyenler i in dedim   nk  mucizelere inanmak yetmez, onu isteyip beklemelisiniz. Inanmak, istemek ve beklemek. Tabi bu kadarda basit degil. Mucizeleri hayatiniza  agirmak istiyorsaniz, ise kendinizden baslamalisiniz. Buda uzun bir  alisma istiyor. Insanin kendisiyle ugrasmasi, kendini temize  ikarmasi lazim. Ruhunu temizlemesi, aritmasi O  nun sevgisiyle doldurmasi, kendisini hesaba cekmesi, d r stl g n sinamasi, davranislarini kontrol etmesi, y regini a masi lazim. Affetmeyi  grenmek, hosg r l  olmak, paylasmayi bilmek lazim. O  nun yarattigi her canliyada ayni sevgiyi duyabilmek lazim.  ok zor tabi b t n bunlari uygulamak ve liste uzayip gidiyor. Kisacasi mucizeleri yasamak i in ruhumuzu egitmemiz lazim. Sizce mucizeleri g rmek i in bu  abayi sarfetmeye deymez mi? Bunlari yapmaya sadece niyet edip  aba g sterseniz bile mucizeler hemen basliyor.

Size yasadigim mucizelerden en sonuncusunu anlatacagim. Daha inanmasi g   olanlari var ama onlari anlatmaya hen z cesaretim yok. Deli dersiniz sonra bana, neme lazim.

 ok sikildigim bir g nd . Yine inanilmaz mucizelerle hayatima gelen  ocuklar i in yazdigim bir hikaye kitabimin resimlerini  izecek bir sanat i ariyordum. Ilk aklima gelen T rk  izerler oldu. Internet de yaptigim bir arastirma sonucu Turkiye den bir bayanda karar kildim. Bir kez telefonda konustuk, iki kez yazistik. Sonra meyillerime cevap alamadim. Halbuki bu sebepten Turkiye ye gelmeyi bile d s nm st m. Neden cevap alamadim, hanimefendi neden vazge ti bilemiyorum. Bana fiyat bile vermedi, halbuki Amerika standartlarinda makul olan her rakkami  demeye hazirdim. Birazda kirilmadim desem yalan olur. Hayal kirikligi ile bu sefer Amerika'li  o uk kitabi  izerlerini arastirmaya basladim. Buda aylar aldi. Kimisi bir sene dolu oldugunu s yledi, kimisi yayinevi hen z belli olmayan bir proje ile  alismak istemedigini dile getirdi. Zaman akip ge ti.

Bir g n  in li bir bayan ressam buldum. Renkleri  ok g zel kullaniyordu, kitap tecr besi yoktu ama  nemsemedim. Kendisine hayir diyemiyecegi bir teklif g t rd m.  ok mutlu oldu. Hemen  izmeye basladi. Bende avukatim araciligi ile kontrat yolladim. Birden durum degisti. Sadece ilk yayin hakkini veriyormus, ikinci baskida yeniden  deyip tekrar anlasma yapmaliymisim. O kadar sasirdim ki anlatamam. Sanirim birileri bu acayip akli verdi ona. Neyse hikayemize devam edelim. Kontrat aramizda gitti geldi. Ortasini bulmaya  alistim ama olmadi, miktari arttirdik yine olmadi.  Bunda da bir hayir vardir  dedim, bekledim. Sonunda ne oldu biliyor musunuz? Iste o bahsettigim mucize oldu.

Bir sene ge misti, bu bosa giden zaman benim i in b y k kayipti. Dua ettim ve  keske  dedigimi hatirliyorum.  Keske Allahim kendim  izebilseydim  dedim  kimseye muhta  olmadan.  Keske ama hayatimda d z  izgi bile  izmedim ki.

 ok ge medi bir sabah uyandigimda hikayemin karekterini odanin tavaninda g r yorum. Tavandaki p t rler adeta sekil degistirmis hikayemdeki sihirbazin y z  haline gelmis. Hatlar  yle kolay ve net g r n yor ki g z m  kirpmadan ezberlemeye  alisiyorum.

Sonra beyaz bir kagida  izmeye basliyorum. Insan anotomisi  alismadan y z  izmek  ok zor, senelerdir   p adamdan baska birsey  izdigimi hatirlamiyorum. Ama su an hayalimdeki karakter kagida aynen ge iyor.  Yok canim diyorum kendi kendime, bu olacak is degil, ayni karakteri baska y nleriyle  izmeye  alisiyorum. Her defasinda yine onu  iziyorum. Kizgin, mutlu, acimasiz ama hep o karakter, ve en  nemliside ben artik  izebiliyorum.

Gidip resim defterleri ve  izgi kalemleri aliyoruz ablamla. D n ste arkadaki araba s r c s ne dikiz aynasindan g z m takiliyor. Bu benim karakterim. G zlerinin alti bile siyah, bu o. Iki u  dakika kadar trafikte onu seyretme sansimiz oluyor. Bu adam ger ek mi? Sonra araba kayboluyor. Eve geliyorum artik karakterim iyice  ikti. I im i ime sigmiyor, dua ediyorum. G zlerimden yaslar d k l yor. Beni bir kez daha duydugu i in, yine o inanilmaz mucizelerinden birini daha bahsettigi i in, s krediyorum. Yine hayirlisi oldu. Artik kitaplarimin b t n resimlerini ben  iziyorum. Insallah yakinda sizlerle de paylasmak nasip olur.

Mucizelere a ik olun, olur mu? Onlari  agirin hayatlariniza, ne gerekirse yapin o iliskiyi kurmak i in o y ce kuvvetle.   nk  hayatta yalniz olmadiginizi bilmek  ok g zel bir duygu. En b y k yardimciniz Rab iniz, o sizin en b y k dostunuz.

Rab im hepinizi korusun insallah, mucizelerle doldursun hayatlarinizi. Sevgiler sunuyorum en icten 

Nazan Saatci

Agustos 2013 / U.S.A

 


MERYEM UZERLI VE AYRILDIGIMIZ NOKTA...

by Nazan Saatci on September 2013


Nazan Saatci

Enerjisi, g len mavis g zleri, g zelligi, samimi a iklamalari ve en  nemlisi H rrem Sultan rolundeki karakteri ile salladi ortaligi, T rkiye de ve eminim bir  ok  lkede oyucu olarak imzasini atti. Meryem Uzerli den bahsediyorum.

G n llerde b ylesi taht kurmusken, Muhtesem Y zyil dizisini yarida birakip gitmesine kimse akil erdiremedi. Ne para, ne baska sebeplerden b ylesi bir dizi birakilip gidilmezdi. Disardan bakildiginda her t rl  elestriyi yapabilirsiniz. Simariklik bile diyebilirsiniz. Her seyi vardi, ne gerek var t kenmislik sendromu yada baska sendromlar yasamaya, diyebilirsiniz. Haklisiniz da. Ama ben kendi hayatimin bir b l m  ile kiyasladigimda onu  ok iyi anliyorum.

Kendi ge misimi animsiyorum. Pakistan'da film yaptigim yillarda bende Meryem Uzerli gibi disardan gelmis,  ok sevilmis bir sanat iydim. Anlamak icin biraz anlatmakta fayda var sanirim.  ylesi ilgi g r yordum ki  ogu kez kendim bile sasiriyordum. Ulkemde hala beni tanimayan bir s r  insan yasarken, Pakistan da, baska sehirlerden  ocugu ile imza almaya gelen insanlar, otelimin lobisinde beklesiyorlardi. Ayni g nde bir cok ayri gazetede kapakdan haberlerim, r p rtajlarim yayinlaniyordu. Sokaklar resimlerimle doluydu. Lux tuvalet sabunu reklami da  zerine katmer olmustu. Posterler, film afisleri, acaip b y kl kteki film reklam resimleriyle cok renklidir Pakistan ve Hint sinemalari. Elimde motosiklet kaski ile bir film resmimi hatirliyorum,  ylesine b y kt  ki, iki ayagimin arasindandan sinemaya giriliyordu.  ogu kez sokak  ekimlerinde etrafimizda daralan insan  emberini uzaklastiramiyorlar birden bire y zlerce insani burnumuzun dibinde hissediyorduk. Sevgi g zel birsey ama fazla geldigi anlar olmuyor degildi hani. Bir kez  ekim arabamizin  n n  bir otob s kesmisti.  ocuk okul otob s ym s.  Sizinle tanismak istiyorlar  dediler. Nasil kirarsiniz onlari? O  ocuklar simdilerde beni facebook dan buluyorlar. Boyle bir durumu yabanci ellerde yasamak sizi sasirtmazda ne yapar. Bende bunlari yasadim.

Meryem Uzer li Almanya'da  ok rahat dolasiyorum, burada arkadaslarima filmlerimin DVD sini g sterme s z  verdim ama onu bile erteledim demis. Bende bunu senelerce yaptim. Hele Amerika da kimse benim sanat i y n m  bilmedi. Bahsetmeye gerek duymadim. Siradan yasamak korkunc bir rahatliktir. B b rlenmek, hava atmak hi bir zaman bana g re olmadi. Hep sustum. Bir yakin arkadasim vardi Amerika li,  Biliyormusun?  dedi bir g n.  Seni yedi senedir tanirim daha bana hi  bir filmini seyrettirmedin.  Bu  ok dogruydu. Hi  gerek g rmemistim. Meryem i cani g n lden anliyorum. Normali bu gibi geliyor insana. Sanirim bunun ismi al ak g n ll  olmak. Bu makale de hayatimin o b l m  ile ilgili yazdigim ilk ve belkide son yazi.

Dil ve k lt r sorunlari yasadim demis sevgili Meryem. Repliklerimi sabahlara kadar  alistim demis. Urduca replikleri ezberlemek benim i inde cok zordu. Onu  ok iyi anliyorum. Bende sabahlara kadar diyaloglarimi  alisirdim. Basima  ok gelmistir. Show programlarina davet edilir, yarim yamalak konusur herkesi g ld r rd m. Eminim bu  aba beni  ok i ten ve sempatik yapardi. Insanlar, Urduca konustugum filmlerimi seyrettikleri i in, dillerini bu kadar  abuk nasil  grenebildigimi sorarlardi. Halbuki ben  ok seyleri anlamaz bir  ogu esprileri ka irirdim. Kisacasi hersey harika g r n r ama siz aslinda o  lkeye ait degilsinizdir.

 ekim aralari dans ve aksiyon sahneleri icin hocalar gelirdi. Sicak bir taraftan, sanki hamama girmissiniz de  ekimleri orada yapiyorsunuz. Sri Lanka ve Nepaldeki film  alismalarimizda hep yaz aylarina rastlamisti. Bir sahneyi zor  ekip otel lobisine ka ardik. Makyaj tazelenecek, kost mler kapali ve hava 40-50 derece sicak.

Pakistanli oyuncularin  ok alisik olduklari Hint danslari bana  ok degisik gelmisti. Hint filmlerini bilirsiniz, en az bes sarki  ekilir ve sahneler danslar esligindedir. Aksiyon sahneleri Pakistan filmlerinde  oktur ve  ogu kez bayan oyuncuda bu sahnelerinde yer alir. Benim filmleriminde hemen hepsinde aksiyon vardi. Zengeer, Talash, Manila ki Bijliya bu filimlerden sadece birka i. Benim en b y k sansim film  alismam bitince Turkiye ye yada Amerika ya ka abilmemdi. Tekrar baska bir filme baslamadan  nce nefes alabiliyor, normal yasantima d nebiliyordum.

Ev tutmak istediler, istemedim,otelde idare ederim dedim, diyor Meryem r p rtajinda. Bende aynisini demis oteli se mistim. Lahor'da  ekimlerimin yapildigi g nlerde Otel Faletti's de kaliyordum. Pakistan'in en tarihi oteli. Bana en b y k odayi vermislerdi. Bir zamanlar rahmetli Zulfikar Ali Butto, Marlon Brando, Ava Gardner ve bircok  n n n kaldigi 55 numarali oda. O koskoca odada Meryem gibi bende  ok yanlizdim. O kadar yanliz ki hapsirinca kendine  ok yasa Nazan, sonra da kendi kendine sende g r Nazan diyecek kadar. Hatta o kadar cok yanliz basima yemek yemisimdir ki, istahim olmaz bazen yiyemezdim, dolu tepsi bana bakar ben tepsiye bakardim, sonra da aglamaya baslardim.

Bu kadar sevilirken, bu kadar tepedeyken yabanci  lkedeyseniz aslinda  ok yanlizsiniz. Dedim ya ...Meryem Uzerli yi ben  ok iyi anladim. Aramizdaki fark, zamandi. yillar  ncesiydi, ve ben tutucu bir  lkedeydim. Herhangi bir iliski beni ve yaptiklarimi bir anda yerle bir ederdi. Buna m sade edemezdim. Yanlizliktan geberdim, agladim ama buna m sade etmedim. Meryem  zel hayatina bir yabanciyi soktu ve bu kisi olmasi gereken belkide son kisiydi. Kim hata yapmaz? En yanlis kisiydi ve kurulan b t n g zellikler yikildi. Ger ekte Meryem in zayif olan karakterini daha da zayiflatdi ve sonunda intihari bile d s nd rd  g zel sanat iya. Burada din unsuruda  nemli tabi. Keske daha kuvvetli dini baglari olsaydi, o zaman b t n yasadiklarinin bir nedeni olacagini bilecekti ve hatta bir  ogunu yasamiyacakti. Psikologlara ihtiyaci yoktu. Etrafinda ona dogruyu g sterecek bir dostu olsaydi belki bu kadar yanlisada d smezdi. Y regini herkese a mis d r st bir kisinin dogru yolu bulmasi  ok zaman almaz.

Meryem Uzerli'nin bir kizi olacakmis. Y regi temiz, piril piril  ok gzel bir insan oldugunu d s n yorum. R p rtajindaki gereksiz detaylardanda  ok saf ve d r st oldugunu. Rabbim korusun onu, insallah bundan b yle hayatina dogru insanlar girsin ve kiziyla birlikte  ikacaklari bu yolda her sey g n llerince olsun. Hayatta hi bir seyin  nemi yok, insan mutlu olabilsin yeter.

Yanlis kisilere gn l kapilarinizi aralamayin. Cok yanlizda olsaniz, onlari deneyin, anlamaya  alisin, acele etmeyin. I inizi sakin g nl n zdekinin hayali ile doldurmayin. Unutmayin ki kendinizi kandiriyorsaniz belki y kselirken mutlu olursunuz ama yere  akilmak  ok acitir.

Sevgiler hepinize kucakla 

Nazan Saatci

Eyl l 2013 / U.S.A

 


ASK, CESARET ve INTIKAM

by Nazan Saatci on October 25th, 2013


Nazan Saatci

ASK, CESARET ve INTIKAM   YUMRUK DA ATABILIR MISIM, HEM DE NE YUMRUK .

Son g nlerdeki  z nt m Filipinler deki dogal afet ve kayiplar i in oldu. O cok sicak kanli, insanlar i in. Yaklasik iki ay ge irmistim bu g zel  lkede. Ne  ok hatiralarim var.

Kisaca anlatalim. Yil 1983 Temmuz. Miss Asya Pasifik g zellik yarismasi (Miss Asia Pacific Quest) ve ben bu yarismada Miss Turkey unvani ile  lkemi temsil ediyorum.

Kaldigimiz sehir Manila bu adalar zincirinin baskenti. Daha u aktan inmeden  nce bile ilk dikkatimi  eken  lkedeki yasam farki. Makkati Manila  ok y ksek katli g zel binalarla s sl .

 yle ki kendinizi bir an modern bir  lkede sanabilirsiniz ama sehirde biraz ilerlerseniz yada kus bakisi bakarsaniz, bu y ksek binali g r nt n n bir noktada bi ak gibi kesildigini,  lkenin geri kalan kisimlarina  ok fakir kul belerin hakim oldugunu farkediyorsunuz. Bu benim o g ne kadar hi  g rmedigim bir ayrimdi.

Fakirligin ve zenginligin b ylesi ayrildigi, siyah ve beyaz kadar u larda oldugu baska bir  lkede hi  bulunmamistim. K   k Amerika deniyordu Filipinler e o zamanlar.

Adeta Amerika nin bir par asi. Amerika senelerce askeri  slerinin bir kismini burada barindiriyor,  lkenin askeri birligine milyonlarca dolar yardimda bulunurken, baskan Marcos un dikta rejimini destekliyerek Filipinler'in iplerini yirmi sene elinde tutuyor. Odami Miss Philippines Bong Dimayacyac ile paylasiyorum. M zik seven bir  lke, m zik ile uyuyup uyaniyor Filipin'liler. Filipin g zeli bunun en g zel  rnegiyi. O da m ziksiz uyuyamiyanlardan ve sabahlari bende m zikle uyanmak zorundayim. Uyanmak g zel de m zik ile uyumak, o kadar kolay degil. Bir m ddet sonra beni rahatsiz etmemek i in oda degistiriyor. Artik Singapur g zeliyle beraber kaliyoruz, m zik ile uyumak zorunda degilim.

Filipin'ler g zeli  ok hos ve akilli bir kiz, onu  ok sevdim, zaten yarismanin sonunda da Miss Asya Pasifik se ilecek. Ben bu yarismada ikinci olacagim. Birde Miss Talent yani Miss Yetenek titrim var. Miss Yetenek olmama sebep olan Tv de yaptigim oryantal dans.

Ertesi g n basin benden  Filipin erkeklerinin seyretmek i in banyodan yari  iplak disari firladigi g zel  diye s z etti. Hatirladik a hala g l ms yorum.

Filipinler de Ingilizce ve Tagalo sarkilar sabahtan aksama kadar radyo ve televizyonlarda  aliyor. Gece kul pleri, diskolar, g kdelenler ve eglence hic bitmiyor.

 lkede hayat sanki hi  sorun yokmus asina devam ediyor. Kisacasi Makkati Manila k   k bir Amerika, geri kalan Filipinler ise  ok fakir bir ulke. Gitmek istiyorum ama yasak, biz g zellere  lkenin o fakir kisimlarini g stermiyorlar. Ancak yarisma bittikden sonra gidebilecegim. Aslinda o kisimlarda g recek  ok bir sey de yok. Derme  atma kul beler, sokaklarda yatan insanlar, yokluk ve sefalet 

O zamanlar yarisma g zellerinin agirlandigi Hotel Silahis International, Manila nin en b y k otellerinden birisi. Otelin ortagi, genellikle Bongbong Marcos ismi ile anilan Ferdinand Marcos Jr, yani Filipinler baskani Ferdinand Emmanuel Marcos  un oglu.

Bongbong ile ayni yaslardayiz, sevimli, kafa dengi bir  ocuk. Gazeteci ordusuda beraberimizde Tennis sampiyonasina katildik.  ogunlukla otelin  st katindaki diskoda biz g zellere eslik ediyor.

Filipinler'in g ndemine o g nlerde iki  ok onemli olay d sm st . Birincisi Markos  larin dikta rejiminden kurtulma  midi ile  lkenin basina getirilmek istenen Liberal Parti liderinin Manila hava alaninda vurularak  ld r l s , digeri meshur Vera Tayfunu.

Benigno Aquino ya d zenlenen bu  z c suikast Filipin'lileri yasa bogdu.  lkeye uzun sure saskinlik ve h z n hakim oldu.  ok s k r ki Marcos larin saltanatlari Aquino suikastinden sonra  ok uzun s rm yor.    sene sonra Baskan Marcos ve karisi

Imelda Marcos 22 milyar dolar servetlerine karsi a ilan dava ve yolsuzluk dosyalari ile basedemeyip Amerikan helikopterleri araciligi ile Hawai adasina aldiriliyorlar.

Kisaca bahsedersek Ferdinand Marcos 1939 da avukat  ikmis, ikinci d nya savasinda General McArtur y netimindeki Amerikan ordusunda isthbarat subayi olarak olarak g rev yapmis, Japonya'nin Filipin'leri isgali sirasinda esir d sm s ve 1965 de Filipin devlet baskanlgina atanmis. Debdebeli hayati Hawai adasinda son buluyor. 1989 da adaya geldiginin ucuncu senesinde, 72 yasinda kalp ve b brek yetmezliginden hayatini kaybettigini duyacagiz.

Marcos lar d nya liderleri arasinda  En b y k yolsuzluk yapan liderler  listesinin ikinci sirasinda yer aliyorlar.  lkeleri fakirlik i inde y zerken, onlarin l ks yasantilari, Imelda Markos un m cevher koleksiyonlari, alisveris tutkunlugu ve milyonlarca dolarlik yurt disi seyahatleri hala d nyada bile unutulamamis. Imelda Marcos  lkeden ayrilirken 3000 in uzerindeki ayakkabisini ve elbiselerini,muhafaza etmeleri i in m zeye yollatmis.

Zaman i inde firtinalar y z nden olusan nem, iyi saklanamadiklarindan bu giysilerin hepsini mahvetmis ve sonunda yok edilmek zorunda kalmislar. Yani kisacasi bizim deyisimizle haydan gelmis huya gitmisler.

Bu arada bizim Bongbong Marcos ve kizkardesi siyasete devam ediyorlar. Amerika onlarida hala destekliyormudur acaba? En  nemli bilgi Aquino larla ilgili ve bahsetmeden ge emiyecegim.  lkede rejim 1986 da el degistiriyor ve nihayet Liberal er s z sahibi oluyorlar. Hava alaninda suikasta ugrayan Filipinler'in umudu Benigno

Aquino un  lm nden    sene sonra Markoslar in Hawai adalarina ka malariyla birlikte bosalan baskanlik, Benigno Aquino nun karisi Corazon Aquino'ya ge iyor. Filipinler'in ilk kadin basbakani oluyor Corazon Aquino.  lke ilk defa onun zamaninda kendisini toparlamaya basliyor. Bor lar y zde    azalma g steriyor. Corazon un Amerika ya,  slerini  lkeden  ekmesi i in  ok israr etigide biliniyor. Tabi  lkeye senelerce yapisik yasamis Amerika icin kolay kabul edilecek bir istek degil bu.  ekilmekte direniyorlar, taki Mount Pinoyubo yanardagi patlayincaya kadar. Nihayet Amerikan  sleri zarar g rd g  i in kapanip  ekilmeyi kabul ediyor. Adeta ilahi bir adalet.

Agustos 2009 da 76 yasinda hayatini kaybediyor Corazon ve  l m yle oglu Benigno Simeon "Noynoy" Aquino III baskanliga se iliyor. B ylece Marcos larin yirmi sene suren dikta y netiminden sonra Liberal'ler  lkeyi iyice kucaklamislar. Sanki Filipin politikasi i in mutlu son gibi. Ama felaketler eksik olmuyor bu adalardan. Simdi yine fakirlik, yokluk ve sikinti var bu sicak kanli insanlarin  n nde. Haiyen Tayfunu var ve onun yaralarini sarmak var.

O g nlerdeki ikinci  nemli olay Vera tayfunuydu. Otelimiz deniz kenari ama biz en y ksek katlardan birindeyiz. G steri, g k y z nde beliren acayip sekildeki bulutlarin dansi ile basliyor. Bir dakika i inde g n ortasinda adeta geceyi yasiyoruz. Anormal sayida  akan simsekler ve birbiri ardina gelen g k g r lt leri y regimizi hoplatiyor.

Doganin bu hir in g r nt s  camin arkasindan bile insani korkutmaya yeter. Denizin kabarisini seyrediyoruz ve sagnak basliyor. Palmiye aga lari r zgarin etkisinden baslarini yerden kaldiramiyorlar. Artik sadece r zgarin m zigi hakim bu g zel adalara 

Odalarimiz soguk, yemek ismarlayamadik, elektrikler kesik. B t n bunlar Vera tayfununun ucu, sadece bize bu k   k Amerika da yasayanlara yansiyan kismi.

Aksama dogru ortalik yavas yavas normale d nd . Otelin ana kapisina gittim, bana  ok yabanci olan bu doga olayini bedenimde hissetmek istiyorum. R zgar hala  ok siddetli, disariya  ikmak, y r mek m mk n degil, hemen i eri ka iyorum. Demekki g nd z beni o hiziyla tek basima u urabilirmis. Aslinda yapi olarak hep zayiftim, bug n de r zgar normalin biraz  st nde esse u uveririm herhalde. Latife bir yana, aksam  st  elektriklerimiz geldi ve biz yemegimizi yedik. O g n diyer insanlara neler oldugunu hi  bilmedik. Ancak ertesi g n  grenebildik. 100  n  zerinde  len var, hasar 10 milyon dolar civari. Simdi kiyasladigimda, su anda yasanmis olan felaketin boyutlarnin ne kadar b y k oldugunu g r yorum.  zulmemek m mk n mu ? Alisik olmadigim bu doga olayi ve hatiralar beynime kazinmis bir kez.

Eee hani yumrugu kime attiniz, ne oldu? diye soracaksiniz simdi. Haklisiniz, anilar uzun. Buraya sigmayacak. Onuda bir dahaki sefere yazarim. S z verdik bir kez, anlatacagiz. Simdilik hos akalin, sevgiyle kalin. Hersey g nl n zce olsun.

Nazan Saatçi

Kasim 2013 / U.S.A

 

 


BES SENEDE SADECE BIR KEZ!

by Nazan Saatci on January 16th, 2014


Nazan Saatci

BES SENEDE SADECE BIR KEZ!

Bu g n daha acil oldugunu d s n p Ask,cesaret ve intikam isimli makaleme kisa bir ara vererek farkli bir konuyu islemek istedim.

Vir slerin her ge en g n daha  ok akillanarak uzun soguk alginliklarina neden olduklari bu zorlu kis aylarini gripsiz, nezlesiz ve rahat ge irmeniz i in sizlerle kendi form l m  paylasmak istiyorum. Annemde dahil, biz bes sene boyunca sadece bir kez hasta olduk, oda bizim ihmalkarligimiz y z ndendi.

Soguk alginligi deyip ge meyin, gen , yasli ucu  l mlere kadar gidebiliyor.  ncelikle burada son zamanlarda bilinmeye baslanan  nemli bir bilgiyi tekrarlamak istiyorum. Antibiyotiklerin vir sleri  ld rmedigi ve sadece bakterileri  ld rd g  nihayet tip  evrelerince kabul edildi. Bu y zden doktora giderseniz muhakkak burnunuzdaki sividan az bir  rnek alarak hastaliginizin vir s m  yoksa bakteri mi i erdigini anlamasini isteyin, b  ylece bosuna antibiyotik almaktan kurtulursunuz. Bu mikroskopta bakilan kisa ve  ok kolay bir islem.

Eger grip olup antibiyotik alirsak bunun bize hi  bir faydasi olmayacagi gibi zarari olacak, v c dumuzda bizim i in savasan iyi bakterileride kaybedecegiz. Buda v cut direncinin zayiflamasina neden olur ki direnci zayiflayan kisinin ge miste ge irdigi baska hastaliklari tekrar ortaya  ikabilir.

Hastalik bakteri i eriyorsa sadece o zaman gribin siddeti ve durumuna g re doktorlar antibiyotik  ng rebilirler. O da, tedavi esnasinda B vitamini ve hastalik ge er ge mez de Asidofilus almak kaydi ile. C nk  yeterli miktarda alinirsa Asidofilus, kuvvetli probiotikler ve naturel olarak alinan yogurt suyu, kaybettigimiz ama v cuda gerekli iyi bakterileri yerine koyarlar.

 yle ise hastalanmamak i in ne yapmaliyiz?

Simdi bizim form l  a iklayalim. Anlatacaklarimi sakin k   msemeyin. Dogru yaptiginizda yillarca nezle yada grip olmadan yasayabilirsiniz. Sanirim senelerdir biz hi  hasta olmadigimiz i in, gevsek davranip hasta oldugunu pek anlayamadigimiz bir tanidigimizi yemege alikoyduk. Dahasi o biraz hasta gibi g r nmesine ragmen biz malesef o gece gereken tedbirleri almadik ve sonunda ablam, annem ve benim aramda d n p duran ve bir t rl  gitmeyen bir gribe yakalandik.

Peki  nlemimiz ne olmaliydi? Biz neyi ihmal ettik? Gribe yakalanmamanin bir form l  olabilir mi? Dengeli olarak besleniyorsaniz sadece     nemli noktanin  zerine gitmeniz yeterli olacak.

Bizim form lde birinci  nemli kural bol bol el yikamak. Hele para ile ugrasiyorsaniz, her paraya dokunduktan sonra elinizi yikamalisiniz. Buna imkan yoksa en azindan kolanyali mendille ellerinizi silin. Eger parmaklarinizi agziniza g t rme aliskanliginiz varsa  zellikle bu d nemlerde bu k t  aliskanliktan kendinizi alikoyun.

Form l m z n ikincisi tabiki hasta olan kisi ile kontagi tamamen kesmek. Eger bunu yapmaniz m mk n degilse o hasta kisi ile kontak kurdugunuz o dakikalarda, hemen bulundugunuz ortami havalandirin. B ylece mikrobun direk solunum yollariniza yerlesmesini engellemis olacaksiniz. Hava soguktu pencereyi a amadim demeyin. Soguk y z nden hastalanmak grip vir s n  direk i inize  ekmekden kat kat iyidir. Gerekirse maske takin. Bunun ayibi yok, unutmayin ki mikrop evdekilere ge tiginde aranizda d n p duracak, ayni bizim evdeki halimiz gibi, bir t rl  iyilesemiyeceksiniz.  zellikle  ok  o uklu aileler bu konuda  ok dikkatli olmali. Bes  ocuklu bir evde grip b t n bir kis boyu misafir olarak kalabilir.

   nc  ve en  nemlisi mikrobu, solunum yollari  eperine tam tutunamadan yerinden etmek. V cudunuza girmesini engelliyemediyseniz, onu o dakikada yada en ge  o gece v c dunuzdan  ikartmalisiniz. Mikrobu yerinden s k p atmak ilk g nlerde kolay olur. Bunu, i ine biraz tuz eklediginiz hafif ilik su ile basaracaksiniz. Buna nasal irrigasyon da deniyor. Unutmayin siz burnunuza tuzlu su  ekme islemini yaparken hen z hasta degilsiniz hatta yakinda hasta olacaginizin bile farkinda degilsiniz. Islemi saglamken uygulayin. Vir s n kulu ka d nemi iki g n ile iki hafta olabilir.  abuk olabilirseniz beyinde yanma hissetmezsiniz. I erde yanma olursa mikrop yerlesmeye baslamis hatta o b lgede tahris baslamis demektir. Bu isleme devam edin. Yanma kaybolur. Hi  olmazsa g nde en az iki kez tekrarlayin.

Diyelim  ok ge  oldu grib yada nezle olduk. Bunumuz akiyor, tuzlu suya devam. Tuz, mikrop  ld r c   zellige sahipdir. Akma isleminin kisa s rede bitmesine neden olurken tahris olan solunum yollarinizinda  abuk iyilesmesini saglar.

Burnumuza tuzlu suyu nasil  ekeriz? Ilk baslarda benimde d s nd g m gibi Ay ben bunu hayatta yapamam diyorsaniz, bunu kolay hale getiren ara lar var. Bir arastirin bakalim eczanelerde neler bulabileceksiniz. Bildigim kadariyla demlik benzeri aparatlar var. En iyisi siringa bi iminde olanlar. Burun deligine oturan kisim kalin, sert bir emzik gibi. Basinizi lavobada asagi dogru eyip tuzlu suyu azar azar burnunuzun i ine yukari dogru sikiyorsunuz. Bu islemi yaparken nefesinizi tutun. Su burnunuzun  b r deliginden asagiya akacak. Hemen o burnunuzu p sk rterek silin ve yeniden i eriye bu sefer diger burnunuza yine az bir miktarda sikin. B t n bu islem boyunca pozisyonunuzu yani basinizin asaga dogru egik durusunu hi  degistirmeyin

Benim azar azar sikin deme nedenim kulaklarinizi koruma ama li. Isteyen kolaylikla siringanin tamamini bir kerede sikabilir. Benim kulaklarim biraz hassas, bu islemi ancak gerekli oldugunu d s nd g m zamanlarda yapabiliyorum.

Sizler evden disari  ikiyorsaniz, kalabalik ortamlara giriyorsaniz, g n i inde  evrenizde hasta kisiler varsa eve dner d nmez bu islemi muhakkak uygulayin ve  ocuklarinizida muhakkak tesvik edin. Bu arada bol bol limonlu sivilar, tavuk suyu  orbalar ve taze portakal suyu t ketmeyide unutmayalim,  zellikle sik a ilik su i menin yararlari saymakla bitmiyor. Ilik su, vir slerin v c dumuzdan atilmasina yardimci oluyor. Ekinezya, ihlamur, ada cayi, zencefil ve bal yine mutlak kullanilmasi gerekenler listesinden.

Kendimizi d s n rken  evremizdekileride d s nmek lazim tabi. Hasta olmadan kirikliginiz varsa bile, sadece kendinizi degil  evremizide korumaya almak,  ocugunuzu okula yollamamak, kontak kurdugunuz insanlari uyarmak bir nebzede olsa gribin etrafa yayilmasini engelliyebilir. Kisacasi kendimize yapilmasini istemedigimizi baskalarina yapmayalim.

Ates varsa belki iki asprin ve sirkeli su ile ge irebilirsiniz. Bogaziniz agriyorsa 6 saat ara ile alacaginiz sarimsak kaps lleri antibiyotik yerine ge ecektir.

Buda b yle bir makale oldu dostlarim. Konu sikici biraz ama  ok  nemli. Insallah ciddiye alip uygulayanlariniz olur aranizda. Eminim faydasini  ok g receksiniz.

Hepinize saglikli, huzurlu bir yasam diliyorum.

Sevgiyle kalin, simdilik hos a kalin.

Nazan Saatçi

Ocak, 2014

1 2 3 4 5 6