Home Page | About Me | References | Photos | In The Press | Movies / Videos | Music | Articles / Makaleler | Manuscripts | Contact Me
 

Articles / Nazan Saatci Gazete Makaleler

1 2 3 4 5 6


A special man, his elephant, and his country island by NAZAN SAATCI

by Nazan Saatci on Wednesday, January 19, 2011 at 2:39am


Nazan Saatci

My first meeting with an elephant was in Sri Lanka in 1988 during our film shooting of Tufanoki Bijliyan that was a co- production between Pakistan, Nepal, and Sri Lanka. The story was about 5 brave girls that would do anything to save their country from the evil enemy men. As being a Jan Muhammad movie, it achieved a good success later on in Pakistan and the other countries.

The elephant name was Tembo. He belonged to award winning famous actor and soon to be politician Gamini Fonseka. Our shooting location was at his huge farm at Sri Lanka. After I go over my excitement for the first time seeing an elephant, I urged myself to climb up his back to get closer to him.

The Director was happy with the idea and wrote for me some more dialogs. Experience was good but a little painful. Till you sit, you wouldn't know that her hair could be bristle and will poke you right up there. Still it was the better experience than the coming scene with giant python wrapped around me. Soon after the mahoud's warning, I had to be taken down more quickly. Apparently, we understood that Tembo recently had given birth to a baby elephant called Buca. Being separated for so long makes the new mother very sensitive and restless. I was facing to the danger of being thrown out from her back. Shortly afterwards, they had to bring Buca to the scene and to reunite with his mother. During long hours under the sun, little Buca sheltered himself between her mothers legs. Later on that day, her mother covered her son by gathering the soil from the ground with his trunk and placing it to his back. None of these gestures were meaningless. Heat was extreme and the sun was unbearable. Having no shadow around by watching these working animals many hours, I had got the idea about how intelligent they were.

Soon, I had visualized myself having a small farm in Sri Lanka as my own place to visit and spend some time along an adopted orphan elephant as pet. The following days when I see the elephants terminating hundreds of loaf of bread in a very short amount of time, but them still being hungry afterwards, made my dream disappeared quickly.

Just after that movie, Mr.Gamini Fonseka entered politics. He had also joined the United National Party and elected to Parliament in 1989 as a representative of the Matara District. He was also appointed Deputy Speaker of Parliament of Sri Lanka. His journey in politics continued later by appointed President Chandrika Kumaratunga as Governor of the former North-East Province. Known as a very selective and private man, I had been honored to be the only person from our film crew to sit down with him and chat for hours during our film shootings. His big house party, which was given for the honor of our crew members, famous local and Pakistani film stars like Gita, Sabita,Kavita, Izhar Qazi and more, had been a subject to mention for days on the island. Their friendly press were generous enough to put my pictures to their covers and posters.

Everyone had admired his beautiful young wife and the newly born little baby. That must be the reason three years later during my third visit to Siri Lanka that I couldn't stop myself to visit Mr.Fonseka once more. His driver drove the car among the people while waiting to meet him outside at his house. People had loved him all his life. Inside of his house was dark and lonely. It was like watching a happy movie with a bad ending. He was successful in politics but lonely and sad in his private life. He was happy to see somebody from his beautiful days "Nice to see you Miss Turkey" he said with joy.. His voice was his signature. He was referring to my title from my early life as being a Beauty Queen for my country. Her beautiful wife had left him by taking the baby with her. He never mentioned the subject, but sorrow was in the air. From my short visit, I had only recorded his defeated sad eyes in my mind.

I was very sad to learn of his disease. At the age of 68, Mr. Fonseka passed away at his residence in Ja ela at the year 2004. That made me wonder what happened to his elephants. What happened to his lovely wife and their cute baby. Then I said to myself "nothing to worry about. He was a man of honor They all must be in good hands."

And I add his elephants as characters to my animal story Sita to made them everlasting.

By adding one more name to my praying list, I wished Mr, Gamini Fonseka to rest in peace.

Nazan Saatci
01/10/2009
Calf. U.S.A


BIR MUTSUZLUK SENFONISI

by Nazan Saatci on Friday, April 29, 2011


Nazan Saatci

Bir masal gibiyiz. Sanki d nyanin bir ucunda varolmus mutsuzlar lkesiyiz. Bir sikayetdir gidiyor. Her g n her k seden bir iglik y kseliyor. Bir mutsuzluk senfonisidir aliniyor g zel lkemizde. Fikralara bile g lemeyen, altinda bir bit yenigi arayan, sikayet etmeyi aliskanlik haline getiren karamsar insanlarimiz g n ge tik e ogaliyor.

Oysa mutsuzluk da mutluluk da bulasici hastalik gibidir. Birakirsaniz sizi sarar ve hemen etkisi altina alir. Mutlu ya da mutsuz olmanin se imi ise tamamen insana aitdir. Mutlu olmak bir sanattir, zenle yaratilmak ister. Insan b t n sorunlarina ragmen mutlu olmayi basarabilmeli, hemde sadece elindekilerle yetinerek.

Simdi kisisel d s nmek yerine b y k d s nelim. Japonya mesela, son hizla d nyanin bir numarasi olma yolunda bir lkeydi, g rd k, bir g n i inde alt st oldular, olmalari gerektigi yerden yillarca geriye dust ler. Bug n onlarin mutsuz olmak i in ne ok nedenleri var, bizim ise mutlu olmak i in ne cok midimiz

Bardagimizin yarisi dolu ve biz el ele vererek kalanini da doldurabiliriz; Eger bu lkenin her k sesinde yasayan insanin bizim insanimiz oldugunu unutmaz onlari sevgiyle birlestirebilirsek. Bu vatan bizim, bu memleket bizim, bunu unutmadan, zerimize   ken bu karamsar d s nceler zincirini kirmayi basarip hayata baska bir pencereden bakmayi basarabilirsek. Daha da ge olmadan d s nce seklimizi degistirebilirsek   nk  m zmin hastaliklari iyilestirmek zordur.

Hayatdan beklentimiz nedir? Mutluluk bize g re ne demektir? Bizi ne mutlu eder? Neden farkli bakmayi, farkli d s nmeyi denemiyoruz? Neden Inat iligi, egoistligi ve ok bilmisligi bir kenara birakip birbirimize tolerasli olamiyoruz? Bagirip agirarak kulaktan dolma bilgilerle hakliligimizi ispatlamaya alismak yerine, sakin arastiran yerinde konusan insan olmayi beceremiyoruz?

Bug n g zel lkemin o ok g zel y rekli insanlarina size sikayet etmek, birbirinize saldirmak, provokasyonlara alet olmak ve kisacasi mutsuzluk yakismiyor diyor ve o mutsuzlara bir k   k  yk m  anlatmak istiyorum. Kisacasi ben bug n herkesle sadece mutlu olmayi paylasmak istiyorum.

ADAM ARIYORDU ONU VE HAYATI BOYUNCA DA ARAYIP DURDU.

Adam dua etti Rabbine; Bir evim olsa dedi.   ok mutlu olurdum. Bana ait bir ev, pencerelerinde  i ekli perdeleri olan, bacasindan duman t ten bir g zel ev

Adamin bir evi oldu ama adam tatmin olmadi.

Bu ev ok bos dedi. B yle mutlu olamam, bir kadinim olmali. Bu eve perdeleri elleriyle dikecek, bana yemekler pisirecek beraberce hayati paylacagim bir kadinim olmali, bu ev ok bos

Adamin bir kadini oldu. Evlendi ama mutlu olmadi.Mutsuzum dedi elerini a ip yine   Bir ocugumuz bile yok. Halbuki simdi biliyorum beni mutlu edecek sey aslinda bir ocukmus, ne kadar yanilmisim.

Adamin bir ocugu oldu ama adam yine mutlu olmadi.

Mutluluk ocuk sahibi olmakla bitmiyormus dedi kendi kendine. Simdi daha cok endiseliyim, mutlu degilim. Ona iyi bir gelecek veremedikten sonra nasil mutlu olabilirim?. Ellerini kaldirdi ve dua etti. Ona iyi bir gelecek istiyorum Allahim. Onun i in daha ok kazanmaliyim, o zaman mutlu olurum.

Mevlasi duydu sesini. Adam disini tirnagina katti ve daha ok alisti, daha ok para kazandi, daha iyi bir gelecek hazirladi ocuguna ve sonradan dogacak olan ocuklarina.

Ama birde bakti ki zaman ilerlemis, yas ge mis. Iyi g r nm yorum dedi adam aynaya bakarken. Ne kadar yasli ve yorgunum, hastayim da  ok mutsuzum, gen olsaydim ve simdiki aklim olsaydi eminim mutlu olurdum ama bu dilegim kabul olmaz artik geriye donemem ki artik mutlu da olamam. Meger mutlu olmak i in ne ok seye ihtiyacim varmis, onlara kavusamayacagimi biliyorum.

Adam mutlulugun ne oldugunu bilemeden, kendisine verilen herseye ragmen mutsuz bu d nyadan g   p gitti.

Siz bu hikayedeki gibi hayatinizi karamsar yasamayin. mr n z  mutluluk arayarak ge irmek yerine, onu yaratmayi deneyin.

Siz mutlulugu; g nesin sicacik isinlarinda, lapa lapa yagan karda, yeni a mis tomurcuklariyla etrafi pespembe s sleyen bahar dallarinda, rengarek kurumus sonbahar yapraklarinda, civil civil ten kus seslerinde ve b t n mevsimlerde hissedin. Aslinda sahip oldugunuz herseyin, nefes alabilmenin bile bir mutluluk oldugunu, s kretmenin erdem oldugunu unutmayin. Paylasmanin sevin ler yaratacagini, yardim etmenin y reginizi kabartip sizi mutlu kilacagini bilin. Baskalarinin mutlu olmasi i in yapacaginiz her iyiligin size bir g n mutluluk olarak geri d necegini aklinizdan hi ikarmayin.

Sevgili dostlarim gelin siz, mutlulugun sadece y rekte hissedilen ve maddiyatla hi bir ilgisi olmayan bir hal oldugunu kabul edin ve bu isik dogrultusunda hayatiniza yeniden baslayip ok da ge olmadan,  n n zden kayip ge mekte olan mutluluklari teker teker yakalayin.

Hepiniz o kadar degerlisiniz ki Birbirinize olan sevginizi nefrete d n st rmelerine m sade etmeyin. Yikici olmak yerine yapici olmayi deneyin. Birbirinizi farkli insanlar gibi g rmeyin, sevgiyi i inizden hi eksik etmeyin. Bir b t n oldugunuzu, Yaradan in zerreleri oldugunuzu unutmayin.

Hepinize mutlu, neseli g nler diliyorum. Sevgiyle

Nazan Saatci

28 Nisan 2011/ U.S.A


DENIZ GEZMIS DEN OSAMA BIN LADEN E

by Nazan Saatci on Wednesday, May 7, 2011


Nazan Saatci>

Bazi insanlar  l m hakkediyorlar mi diye d s nd g mde iki ses geliyor benden. I imdeki birinci ben atliyor hemen; Tabi diyor,baskalarinin l mlerine neden olmus insanlar neden ld r lmesinler ki? Sonra ikinci ben atlyor ortaya; Yok diyor, bir karincayi bile yaratamayan insan oglu, senin can almaya ne hakkin olabilir?

Kaldi ki haklilik dereceleri hep tartisilmistir. Bir noktaya gelirsiniz kimin hakli kimin haksiz olduguna kara vermek m mk n olmaz. Herkes kendine g re hakli da olabilir, haksiz da. Ilahi adalete inanan ben, agir ceza sistemleriyle bu i g d sel zalimligimi yok etmek istiyorum. Hayir ne  ld rmeyi,ne de  l n n arkasindan mutlu olmayi kabul edemiyorum.

Yil 1972 , tam 39 yil once bug n. Deniz Gezmis, Mahir ayan, H seyin Inan ve onlar gibi niceleri, ya vurularak, ya iskence ile ya da asilarak  ld r ld ler. O d nemin sartlari i inde hakli olduklarini d s nd ler ve memleketlerine olan sevgilerinin b y kl gu onlarin gencecik yaslarda  lmelerine neden oldu.

Deniz Gezmis ve arkadaslarinin resimleri ablamla beraber paylastigimiz yatak odamizin duvarlarinin b y k bir kisminda yapisikti. Biz o d nemin yeni gelisen  ocuklariydik ve onlari hep kahramanlar olarak hatirladik. Infazin haberlerini okuyup son resimlerini g rd g m z g n aglamistik.  yle gen  ve yakisikliydilar ki,  yle korkusuzca baskaldiriyorlardi ki onlara hayran olmamak,  z lmemek m mk n degildi.

Bizim tarihimizde yine b yle  z nt  ile hatirladigimiz bir Basbakanimiz bile var. Adnan Menderes ve arkadaslarinin asilma neredenleri simdilerde adi su a bile girmiyor. Bu t r  l mlerin yerlerini, tarihin akisi i inde keskelere ve pismanliklara biraktiklarini artik biliyoruz.

Ve yine haftanin g ndemi, Osama bin Laden. Bazilarina g re kahraman, bazilarina g re bir cani. Isin asli neydi? Bir Hollywood filmi seyreder gibi seyrettigimiz ve hi bir zaman ger egini tam olarak ogrenemeyecegimiz 11 Eyl l 2001 de vurulan ikiz kulelerin asil senaristi tek basina o muydu yoksa isin altinda baska seyler mi vardi, bilemiyoruz tabi. Bastan sona emniyet sorunumuz var deyip olayin her anini basina ve arastirmalara kapatan Amerika o zaman ne kadar ger ek iydi, simdi ne kadar d r st?

Yine  zeri  rt len bir seyler var. Bu hikaye Amerika nin istedigi gibi yazilip y r t lm s bir olay g r n m n  bir t rl  kaybedemiyor, kisacasi Amerika bir t rl  inandirici olamiyor.  ok da umurlarinda degil ya, y r y p gidiyorlar iste, kanunsuz, kuralsiz. Istedikleri herseyi elde ederek. Kim tutar onlari, onlarin basarisi i in hersey mubahtir. Minareyi  alan kilifini hazirlar aslinda, artik Amerika ona bile ihtiya duymuyor.

Kim hakli kim haksiz diye hesaplayana kadar, len her kisi i in  z lmeye deger diyorum, bu olayin akabindeki savaslarda len binlerce insan da d s nerek.

l m  hi kimse hakketmez aslinda, bizler istedigimiz gibi d s n r z, kisacasi benligimiz kizdiginda bir su lu buluveririz. O an bir caniden farkli d s nmeyiz. Benim yukarda bahsettigim i imdeki ilk sesim gibi.

Her lenin arkasindan sevenleri  z l r, her can i in yanmakta olan bir canan vardir. Her insanin kendince hakli oldugu bir tarafi, d s nce bi imi yada hasta bir yapisi vardir muhakkak. Eh hasta varsa timarahaneler de mevcut aslinda. Kisacasi dostlarim her  l m acitir ve her  l m erken vedadir birileri i in.

Yery z n  terkeden b t n ruhlari saygiyla aniyor nacizane bir siirimle bitirmek istiyorum. Rabbim ruhlarimiza ina ve dolayisiyla kuvvet versin.  yle bir kuvvetle beslesin ki bizleri,  l m  dahi kolay kabullenebilelim hayatlarimizda.

ERKEN OLUR VEDALAR

Gidenin arkasindan, Bir kasvettir   ker y reklere, Bir h z nd r sarar g n lleri. Gitmek zordur ama Kalan olabilmek, Iste o imkansizi basarmak gibidir.

 ogu kez hatiralar kalir geriye Yipranmis bir pipo ya da bir tesbih. Belki bir y z k, ya da mektup. Siirler, sarkilar ama hep onu anlatan. Bazen bir ift patik yada bos bir besik, Eskimis kitaplar, bir okul antasi. Kimbilir belki t yl  dostun bir oyuncagi, Ve muhakkak mutlu g nlerin fotograflari.  ogu kez kokusu, enerjisi, Kulaklarda inlamaya devam eden sesi Birde unutulmak istenmeyen hayali. Ve ruhunuzun grenecegi seyahati.

Yanlizlik, kasvet ve h z n Yoldas olur gidenin arkasinda kalana. Ne  ok sey s ylemek ister insan pesi sira Ne ok s z vardir aslinda. Alabilseniz filmi geriye Hersey eskisi gibi olsa, Sarilabilseniz ona bir kez daha. Hayal bu ya, her gidenin bir d n s  olsa. En zoru da ertesi g nd r aslinda. Dayanilmaz bir aci ile uyanilir uykudan Kabusdan uyanmak gibidir yeni g ne, Yapayanliz, sessiz Agitlar yakilir g n llerde, Dillerde dualar D k l r sel gibi g zyaslari gidenin ardindan. Acitir ayriliklar Ve her zaman erken olur vedalar.

Nazan Saatci
5 Mayis 2011 / USA


STEPHEN W. HAWKING VE BEN

by Nazan Saatci on Mary 19, 2011


Nazan Saatci

Bu bir r ya olmali ya da hayal. Karsimda Prof. Stephen Hawking, los isikli ofisinde kendine zel yapilmis sandalyesinde oturuyor. Ben, diger gazetecilerle birlikte bu genis odaya kabul edilmisim. Elimde dosyalarim, sorularimi kafamda evirip eviriyorum. Korkun derecede heyecanliyim. B yle birisiyle r p rtaj yapmak herkese nasip olmaz.

Einstein dan bu yana d nyaya gelmis en b y k bilim adami, en parlak fizik i. Amerika Uluslararasi Bilimler Akademisi  yesi de olan bu ingiliz prof. ayni zamanda bir Kozmik bilimci.

Stephen Hawking 21 yasindan itibaren ALS yani Amyotrofik Lateral Skleroz hastaligiyla cebellesmis. Motor noronlarin sinir sisteminin y zde 80 ini  ld rmesi sonucu sesini kaybetmis, ama harika beyni hic bir hasar almadan alismalarina devam etmis. nl  bilim adami yazilari sese  eviren bilgisayar yardimi ile sorulara cevap veriyor. Bug n buradaki b t n gazetecilerin sorularini bu yolla cevaplayacak.

Bir gazeteci soruyor; Kara delikle ilgili son buluslarinizi a iklarmisiniz?

Bu sorunun sorulacagini biliyordum. D n gece saatlerce kara delik  alismisim. Astrofizikte kara deliklerin, yildizlarin evrimdeki asamalarinin son s recini tamamlarlarken, sahip olduklari k tlelere g re, maddenin sikismasiyla i e   kme yaparak olustuklarini biliyoruz. G zlenmeleri pek de m mk n olmayan kara deliklerin zaman i inde yapilan takipleri ve fizik kurallariyla gelistirilen varsayimli evrimleri, bilim adamlarini birbirleriyle yarisircasina yeni teoriler ortaya atmaya zorluyor.

Son olarak Hawking kendi varsayiminda, g zlemledigi asiri isiklari da g ndeme getirerek, aslinda kara deliklerin yutup yok eden, cok da kara bir delik olmadiklarini, hi birseyi yok etmediklerini aksine  inde sakladiklarini ileri s rm st . Bu  nemli bir gelismeydi. Iste gazetecinin bu sorusunun ardindan Prof s r, kisa c mlelerle bu konuyu  zetliyor bize.

Soruyor bir diger gazeteci; Kitabinizda uzaylilardan da bahsediyorsunuz. Uzaylilarin varligini kabul ediyormusunuz? Evet diyor uzaylilar var ama pek de dost olmayabilirler

Simdi de bir diger gazetecinin sorusu yankilaniyor odada;

Buyuk Tasarim isimli kitabinizda  D nyanin olusumunu illa bir Tanri d s ncesiyle izah etmek zorunda degiliz, bu m kemmel yapi b t n fiziksel hesap ve teorilerle izah edilebiliyor. demissiniz. Yani sistemi aklimiz alirsa Tanri yoktur, aklimiz almazsa bir Tanri kavrami olabilir diye mi dusunmeliyiz.?  Guzel soruymus diyorum kendi kendime. M sade etseler de birde ben sorsam su sorularimi. Hawking in elekronik sesi duyuluyor yine; Tanri yoktur, cennette yoktur. Cennet karanliktan korkanlarin peri masali hikayeleridir. Bir g n bilgisayariniz bozulacak ve siz evrende karanlikta kalip yok olacaksiniz.

  l mden korkuyor musunuz? diye sorulan bir soruya s yle yanit veriyor.  Hayir  l mden korkmuyorum, mr m boyunca  l m ile i i e yasadim. Sadece daha erken, cok isim var

Nihayet atlayip soruyorum ben de; Esiniz sizi bosarken Ataist oldugunuzu s ylemis, siz de insanlarin davranislarini ve problemlerini   zemediginizi ve hatta kadinlari hi anlayamadginizi s ylemissiniz. Peki siz madem fizik kurallari ile ve matematik denklemleri ile herseyi izah edebiliyorsunuz, s ylermisiniz  z nt n n hesabini nasil yaparsiniz?
Mutlulugu ne ile toplayip, zerine hangi sayiyi ilave ettiginizde bulursunuz?
Sevinci hangi rakama b ler, hangi toplamdan ikarirsaniz elde edersiniz?
Romantizmin sizce katsayisi nedir?
Sevgiyi hangi hesapla elde edebilirsiniz?
Neyin arpimi size huzur verir?
Hangi matamatik denklemiyle nese retebilirsiniz?
midi nasil elde edersiniz?
Inan hangi fizik kuraliyla ispatlanir?
Mr. Hawkins l tfen bir b lme islemi s yleyin ki b l nce mutluluk kat sayisi ogalsin?

Etrafa bakiyorum, kimse yok. Sorularimi kimse duymamis. Halbuki ben d nya duysun istemistim. Stephen Hawking cevap versin istemistim. Bagiriyorum kendi kendime;  Tabi ya Hay Allah, uzaylilar nedeni onlardir, beyninize nufus etmisler sizin, sizi kullanip ama larina ulasacaklar. Insanliga boyle bir mesaji vermek seytan isi gibi.

Sevgili hocam Nuri zt rk. Kulaklariniz inlasin. Stephen Hawking in d nya ile ilgili uyarilari bizzat kiyamet alametleri demistiniz. Cok da guzel demistiniz ya zerinden uzaylilar ge mis.

Sesimi kendim duyuyorum. Nerdeyim ben? Ne diyorum ben ya? Nereye gitti herkes? Bu bir kurgu filim ekimi mi?

Bug n zg n m. Ayakta alkisladigim bir bilim adami inan larimi matematigin i ine hapsetti, fizik kurallari ile de yok etti. Karistirmasaydik ya sunlari birbirine sevgili Hawking Ne gerek vardi? Dedim ya s ze baslarken bu bir r ya olmali yada hayal. Kesinlikle kabus gibi. Stephen Hawking kabusu.  ocugunuza s yle dediginizi dus nebiliyor musunuz?  Evladim, yasa git iste, nasilsa bir g n evrende yok olacaksin.

Neyse ben bu kabustan uyandim, birazda konuya baska tarafindan bakalim. Artik n m zde iki sik varmis.Ya evrende yok olup gitmeyi d slemek Stephen Hawking gibi. Yada sularin aktigi, hurilerin dolastigi bir cennette yan gelip yatmak, benim hayalim gibi. Kararinizi verin artik, ben kus seslerini ve rengarenk  i ekli bah eleri se tim. Arkamdan gelecek b t n dostlari da orada bekliyecegim. Insallah

Sevgiler herkese  ok g zel bir g n olsun. Allah a emanet olun.

Nazan Saatci

Mayis 2011 / U.S.A


DUMANLAR I INDE BIR  LKE

by Nazan Saatci on May 30, 2011


Nazan Saatci

K   k bir kiz ocugunun tek basina verdigi savas bug n sizlere bu makaleyi yazmama sebep oldu. Cani g n lden Face book  undaki kisileri uyaran, tanimadigi bu y zlerce insan i in hasta olacaklar, lecekler diye i ge iren, insani sorumluluklari omuzlarina almis, bu yola kalbini koymus koca y rekli bir kiz ocugu. Ismi Doga. Belli ki ailesi de doga asigi g zel insanlar, kizlarina Doga ismini vermisler.

Doga Eker 9 yasinda. Hobileri arasinda, belgesel filim ekmek, dogayi korumak, sigaranin zararlarini anlatmak, her t rl  dogal yasanti ve hayvanlar i in alismak, sosyal sorumluluk projelerine destek olmak var. Simdiden yolunu izmis, ilerde Doga Eker ismini ok duyacaksiniz, bunu hissediyorum. Haksiz mi ya Doga?

Canimiz gibi sevdigimiz dostlarimiz arasinda, paket paket sigara i en sevdiklerimiz var ve onlar olayin farkinda bile degiller. Kiz arkadasim senelerce i ti ve sadece bir ay kadar hasta oldugunu grendi.Onun da yarisinda akciger kanseri y z nden kendisine verilen uyusturucularla bilincini kaybetmis olarak. Sevgili Nihal gen yasinda hasta olduguna idrak bile edemeden ld .

Eskiden sigara reklamlari varmis, bende biraz hatirliyorum. 1970 yilinda Amerika baskani Richard Nixon bu konuda reklam verilmesini yasaklayan kanunu imzaliyor. Bu sigara end strisine vurulan nemli bir darbe. Baskan Nixon a tanistrilmam New York ta  l m nden kisa bir s re  nce olmustu.  ok soguk bir aralik ayi idi. El sikisirken onun hayatindaki inis ikislar, hatalar ve skandallar benim i in nemini kaybetmisti. Bu yasli adama sadece neden oldugu bu durum i in bile sempati duyabilecegimi hissetmistim. ok ge medi 1994 Nisan ayinda  l m haberini isittik. Bir resmimiz olacakti, sanirim onu bulmaliyim.

Hipnoterapi okulunda bize s yle demislerdi; Insanlar ilk sigaraya meraktan ve bir gruba dahil olabilmek duygusu ile baslar. B y m s olmak, arkadas grubu arasina katilmak gen ler i in  ok nemli bir duyguymus. Bu duyguyu ben kendimden biliyorum. O zamanlar ilk  zel havayolu olan Bursa Hava Yollari yurt disi seferleri yapiyordu ve ben bu havayolunda kabin amiri olarak bir yil firma kapanana kadar u mustum. Nedenini bilseniz g lersiniz.  lkemizde yurt disina ikma yasagi vardi o yillarda. Ingiltere de yasayan ablami g rmek i in hostes olmustum. Hostes kizlar her defasinda hadi sen de i bir sigara da sohbete katil dediklerinde onlari kirmamam gerektigini d s n rd m. Korkumdan i ime hi  ekemedigim sigara bende dudak tiryakiligini ge memis, bir senelik sigara maceram hava yollarinin kapanmasiyla da bitmisti. Ben sansliydim ama unutmayin ki sizler sigaradan abuk kopacak kadar sansli olmayabilirsiniz.

400 Bilyon dolarlik kazan saglayan, d nyanin en b y k endust rilerinden biri olan ve bu sebeptendir ki yasaklanmalari m mk n olamayan sigara reticileri aslinda her i inize ektiginizde cigerlerinize biraz nikotin dolduruyorlar. Ve bu bagimlilik yapan madde ile birlikte, karbon monoksid gibi zehirli maddelerin yani sira 200 karisik kimyasal birlesim ve 4000 esit direk maddeyi de sizler cigerlerinize mutlu mutlu ekiyorsunuz. 43 tanesinin kansorejen ihtiva ettigi yani kanser yaptigi zaten kanitlanmis. T t n n bozulmamasi i in kullanilan b cek ila lari arsenik, siyan r n yani sira uyaricilar, zevk vericiler ve aromatik maddeler de cabasi.

Aman batti balik yan gider diyen seslere de bir s zum var tabi. Sevenleriniz sizi bir g n hortumlara bagli yatakta g rmekten nefret edecekler. Bunu ne kendinize ne de onlara yapmaya hakkiniz yok.

Bir ogunuz hergn sigara paketi i in para bulmaya alisip ocuklarinizin rizkindan keserken, o reticilerin ocuklari iyi okullara gidip, pahali arabalara biniyorlar. stelikte bizleri ikinci sinif vatandas g rerek. Nasil mi? Sizlerin parasiyla. Eee unutmamak lazim, damlaya damlaya g l oluyor. Onlar g llerini yaparken sizler kendinizi kurutuyorsunuz. Zavalli cigerlerinizin i indeki minicik petekler katran ile doluyor. yle ki temizlenmesi imkansiz,   nk ciger i i a ilip ameliyat edilebilen bir organ degil. Ciger v cudumuzun en hassas organlarindan birisi.

Aslinda uyusturucu bagimliligi ile nikotin bagimliligi birbirine ok benzer.Nikotin bagimlilik yapar, sigarayi o y zden birakamazsiniz. Sigara kullanicilarinda iki tip bagimlilik beraber g r l r. nceleri psikolojik sonralari fiziksel.

Size bir hikaye:
Bir tavsan varmis, k   c kken arkadaslarindan koparilip laboratuvara konmus. Orada ona sadece yem vermisler ve deneyler i in bol bol sigara i irmisler. Zavalli tavsancik havucun tadini hi bilmemis, marulu hi tatmamis, temiz havayi, g nesi hi  g rememis, kafes i inde yasayip  l me mahkum edilmis. Yakin bir bah ede yasiyormus tavsan arkadaslari. Birg n bir araya gelip karar almislar.  Gidip arkadasimizi kurtaralim  demisler ve gizlice girip laboratuvara ka irmislar arkadaslarini. Zavalli tavsancik cok mutlu olmus. B t n g n kosmus, havu yemis, marul yemis, temiz havayi doldurmus cigerlerine. Ama bir ara bakmislar ortadan kaybolmus tavsancik, aramis bulamamislar. Megerse tavsan o arada laboratuvarin kapisini a ip i eri girmek i in  ilgin gibi ugrasiyormus. Hey arkadas  demis bir tanesi Delimisin sen? Biz seni kurtardik sen hala i eri girmeye alisiyorsun., leceksin orada. Yok demis tavsan bir nefes ekeyim, gelirim yine. Sakin siz bu tavsancik gibi olmayin. O kafesten ikmak zordur. Bagimliliklardan kurtulmak hi de kolay degildir.

Sigara, i indeki karisimlar neticesi v cuda % 20 seker kazandirir. Bu bir diyabet hastasi i in v cuda gizli seker alimidir ki ok fazla bir miktar sayilir.Eger kisi sigarayi birakinca kilo aldigini s yl yorsa birde v cuduna dogrudan verdigi sekeri g z  n nde bulundurmali.

Yine sizin i in bazi  nemli bilgiler:
Nikotin ekildigi andan itibaren 10 saniye i inde beyninize ulasip anne s t  dahil v cudun b n organlarina nfuz eder. Bir ok sigara firmalari son 1997 den beri sigaranin i ine koyduklari nikotin miktarini % 11 arttirmistir. Normal sigara kullanicisinin kaybedebilecegi yas s resi, sahsa g re degisip 14 yila kadar ikabilir. V cudun diren sistemi ok fazla alismak zorunda kaldigi i in kisiler vir slere ve hastaliklara daha az dayanikli olurlar ve yine kemik erimesi, diyabet, kulak iltihabi, menopoz, erken yaslanma ve her t rl kanser sigaranin neden oldugu ka inilmaz ger eklerdendir.

Erken yaslandigini d s nen ogu insan, hayatin kendilerine iyi davranmadigini d s n r. O g zel emaneti, Rabbimizin o akil almaz fabrikasini nasil hor kullandiginin farkinda bile olmaz. Ciltler bozulur, disler sararir, hatta parmaklar bile. Birde evrelerine yaydiklari aci bir koku vardir.

Bence sigara i en herkes, su anda bu yaziyi okuyorsa, bu dakikada ailesine ve kendine bir iyilik yapmali, birakmali sigarayi. Zevkten,  z nt den gibi bahaneleri bir yere birakip nce bagimli oldugunu kabul etmeli, sonra yardim almali. Benim lkemin insanlari mis kokuludur ve onlarin evlerinde piril piril nice Doga Eker ler var. Biz dnya zerinde ikinci sinif vatandas olmayi kabul etmeyelim. Biz tertemiz, gururlu, saglikli nesiller yaratalim. Kisacasi dumanlar i inde bir lke olmayi reddedelim.

Bug n dostlariniza bir iyilik yapip bu yaziyi paylasin. Kimbilir, belki evrenizdeki bir genci bilin lendirir, bir arkadasinizi hastaliklardan korursunuz. Kimbilir belki bir guzellige neden olursunuz.

Sizlere en i ten sevgilerimi yolluyor, g zel g nler diliyorum.

Nazan Saatci
Mayis 2011 / U.S.A


TARKAN YINE YEM OLDU

by Nazan Saatci on June 14, 2011


Nazan Saatci

Tarkan ogumuzun sanati ve kisiligi ile takdir ettigi sevilen bir sanat i. Suya sabuna dokunmadan ayakta kalmasi, iyi birseyler yaptiysam beni yazin felsefesi i inde alismalarini s rd rmesi aslinda takdire sayan....B yle tavirli sanat ilarimiz yok mu, var tabi Sezen Aksu, Ajda Pekkan bunlardan birka i sadece. Onlari takdir etmemek elde degil. Ama sanat d nyasi i inde olup da magazine alet olmadan yasamaya  alismak kolay mi?

Daha uc hafta nce Kral TV m zik  d lleri dagilirken Tarkan in sahneye ikip  d l n  H lya Avsar in elinden almak istememesinin nedeni de bu olsa gerek. Nede olsa H lya Avsar senelerdir magazinin i inde ve boyle ayakta kalmis. O adeta bir magazin kirali esi. Her zaman kuyuya bir tas atmayi becermis bir sanat i. Magazinciler o tasi  ikarirken hep mutlu olurlar. Belki Tarkan in o gece orada sahneye ikmamasinin nedeni buydu. H lya Avsar bu, ne yapacagi belli olmaz, yine bir magazin polemigine girebilirim diye d s nm s olabilir, kimbilir. Nitekim Tarkan in  ikmamasi H lya Avsar i ok kizdirmisti. Ileri de gitti Avsar kizi, fazlasini yapti, Tarkan in arkasindan s ylenmemesi gereken bir s r  yakisiksiz ve anlamsiz laf s yledi o sinirle.

Ve simdi de bir diger d l t reni. Bug n Hali  Kongre Merkezi nde Kelebek d lleri sahiplerini buldu. 38.si yapilan H rriyet gazetesinin geleneksel d lleri yine g zel g r nt lere neden oldu. Sanirim Tarkan li bir magazin olayina da.

Tarkan Kelebek  d l n  seviyorum   nk sizlerin oylariyla se iliyor derken ok mutlu g r n yordu. d l n  H rriyet gazetesi y netim kurulu baskani sayin Vuslat Dogan Sabanci nin elinden alirken de heyecanli ve sevin liydi. En iyi T rk pop m zigi erkek solisti ve Sevdanin son vurusu isimli sarkisiyla yilin en iyi sarkisi  d l ne laik g r lm st . Iste ne olduysa o sirada oldu. Sunucular Beyazit  zt rk ve Ayse Arman kendisini kutlarken Tugba Ekinci beliriverdi sahnede. Hemde Tarkan a manasiz ama o can alici soruyu sormak i in. Belki de Tugba oraya kendinden ikmamistir. Bu soruyu ona sordurmak isteyenler vardir. Her neyse artik. Tugba Ekinci Hulya Avsar in daha nce Tarkan okul yaptirmis bir sanat i olsaydi onu takdir ederdim  s zlerine istinaden  Neden okul yaptirmadin? diye soruverdi. Tabidir ki bu soru Tarkan in bozulmasi i in yeterli oldu.  Ben yaptirdiklarimi yaptirdim,okda kendimi anlatmayi sevmem aslinda. Yorum yapmak istemiyorum. dedi Tarkan ve devam etti.Bu bir d l t reni ne yapiyoruz biz,ne yapiyoruz. Bunlari mi konusacagiz burada? Haksiz mi ya. Bu bir d l t reni. Tarkan zel r p rtaji degil. Herkesin yardimlari kendisini alakadar eder. Ayrica Tarkan in g zel bir y regi var. Eminim bir s r  etkinliklerde de yardim ama li bulunmustur. Bu arada okul yaptiracagi varsa da hayatta yaptirmaz artik. Kisacasi zavalli Tarkan yine magazin basinina yem oldu. Birka hafta da bunu yazar izeriz.

Acaib kiyafetler de vardi bu d l t reninde. D nyada son zamanlarda muzikleriyle devamli d l alan ve yakissin yakismasin s rekli aykiri kost mler giyen bir Lady Gaga var. Sanirim modacilarimiz bundan etkilenmisler. Hande Yener ve B lent Ersoy en iyi pop m zigi ve en iyi T rk sanat muzigi solisti d llerini alirlarken kiyafetlerinde bu farkliligi g rd k.

Gelelim g steri b l m nde yer alan Hadise ye. Hadise yine benim ok sevdigim, sesiyle g r nt s yle ve kisiligiyle takdir ettigim bir sanat i.Yermek i in degil ama sanirim sirf bu y zden yazmaliyim. Dans, m zik g zeldi ama imaji hic yakismamisti Hadise ye. Aman Hadise bu kadar abartili makyaji bir daha hi yapma, ne olur, bu elbiseyi giyme ve l tfen o sa  seklini hemen degistir. Eurovizyon oncesi sahneye kotla cikan o piril piril genc kiz imajina d n ve onu s rd r. Bu g r nt  sen degilsin, olamazsin da. O tabi kiz o haliyle cok seksiydi zaten.

En iyi T rk halk m zigi  d l n  alan Zara harikaydi g r nt  olarak, konusma olarak. Sunuculuga soyunmus Ayse Arman gece boyunca cok hos ve zarifti. Keske ikisininde kiyafetleri siyahin disinda bir renk olsaydi dedim kendi kendime ama siyah giymislerdi malesef. Beyazit zt rk yine hakimdi sahneye, herzamanki gibi. Muhtesem Y zyilin H rrem Sultani Meryem zerli de ozel bir od le layik g r ld . Dizideki cekimlerinden dolayi od l t renine katilamayan Meryem  zerli, seyircilere vtr ile tesekk r etti. O yarim T rk e siyle yine  ok candan ve  ok sirindi.

Son hatira resmi cekilirken eski sanatcilardan Sibel Can in haricinde pek kimseyi goremedim. Iste sevgi ve saygi yitirmemek boyle birsey. Buyuklenmeden ilk gunlerdeki heyecani duyabilmek. Sibel Can i kutlamak gerek.

Kicacasi, sik ve hos bir geceydi.Tebrik edelim herkesi ve nice  d l t renlerine diyelim.

Nazan Saatci
Haziran / 2011/ U.S.A


SON VEDAMIZ  LD KTEN SONRA OLMUSTU.

by Nazan Saatci on June 19, 2011


Nazan Saatci

Evet, yanlis duymadiniz, ben babamla ld kten sonra da konustum. O g n  ve sonra yasadiklarimi hi  unutamam. Babalar g n  adina basimdan ge en bu ilgin  olayi kaleme alirken sizlere o  zel insandan, yani babamdan biraz bahsetmek istiyorum.

O Samsun un meshur Selahattin ustasiydi. Babami gen  olarak hi  hatirlayamiyorum. Ben dogdugumda yasi 55 civariymis. Zaman zaman beni is yerine g t r rd . O zamanlar 5 yasinda falandim. O cok zel, kendi yaptigi bisikleti ile giderdik, beni  n ne bindirirdi. Aslinda ne bisiklet, ne de motosikletti bu alet, ikisinin ortasi birseydi. Babam yolda soru soranlara izah eder;  Motoru bisikletime ben taktim derdi. Onun i in hizli gidiyor. ok g r lt yapardi ama fiyakamizdan ge ilmezdi. Bisikletine ilgi oktu   nk . Ona binmek isteyen bir s r  insan vardi, gen ler bile yalvarirdi Amca bir kere bindir bizi  derlerdi. Birde hatirlarim arsidan arkadaslari beni sorardi. Torunun mudur Selahattin Usta?, masallah, Allah bagislasin. Yok, bu benim iki numara derdi babam. Rezan bir numaraydi, onu evlendikten 20 yil sonra kucaklarina almislar. Ilk ocuk, o kadar kiymetliymis ki babam yerleri ispirtolarla silermis.

T t n fabrikasinin  n nden ge tinizmi Mecidiye ye varirsiniz. Samsun un o meshur caddesidir Mecidiye. Babamin magazasi Tahir Usta pasaji nin girisindeydi. Koyu renk demirlerin, hurdalarin, aletlerin hakim oldugu k   k bir d kkan. Tahta merdivenlerden st kata da ikilirdi ama orasi da ayni sekilde doluydu. Babam ogunlukla Buzdolabi, amasir makinesi gibi esyalarin tamirine kendi gider ama radio, saat gibi k   k seyler magazaya getirilirdi. O hakiki bir ustaydi, tamir edemedigi hi bir sey yoktu. Bazen komsu sehirlerden gelip g t r rlerdi babami. Ben ve ablam d n s n sabirla beklerdik. Onu ok zlerdik. Bankalarin hediye ettigi kumbaralarimiz o g nlerde dolardi   nk , bir s r  seker ve ikolata da cabasi.

Babamla ise gittigim g nler benim en ok eglendigim g nler olurdu. Bu koyu rengin hakim oldugu demir kokulu d kkan benim mutlulugumdu adeta. Saat gle vakti oldu mu magazayi kitler, baba kiz arsi lokantasina giderdik. ok ciliz bir kiz oldugum i in devamli yemek yemem i in israr edildigini hatirlarim. Bir tek pirzolayi tabagimda birakmadan yermisim, zavalli ailem ellerinden geldigince evde pirzola bulundurmaya alisirlarmis, yanina da patates kizartmasi, domates ve yogurt. Fazla yemek sevmeyen istahsiz bir ocuktum. Arkadaslarim hala annemin israrla elinde kasik evremde fir d nd g  g nleri hatirlarlar, kocaman bir kiz oldugum zamanlarda bile bu hikaye devam ederdi. Annem hala israr eder yemem i in, bu huyundan hi vazge medi.

Babam tam bir Atat rk asigiydi. Oturma solonumuzda Atat rk n duvar b y kl g nde kocaman bir resmi dururdu. Iki T rk bayragi her bayram iki katli evimizin balkonundan asagi sallandirilirdi. Ata nin kocaman b st  de evin ortasinda dururdu. B st  ok uzun bir s re evin salonunu s sledikten sonra nihayet Istiklal Ilkokulu'nun bah esine hediye edildi. gretmenim birde annem ok mutlu olmustu bu olaya.   nk misafir odamiz biraz daha y r nr hale gelmisti b st gittikten sonra.

Babam Istiklal savasina katilmak i in m racaat ettiginde yasi ok k   km s. G n ll katilmak istemis, nce kabul edilmemis ama vazge memis de. Sonunda kabul etmisler.

Bahriye ye aldilar beni diye anlatirdi  v ne vune. Yasim k   k diye mutfaga verdiler  nceleri. Baktim ki karavana, askerlerin esyalarinin yikandigi kaplarda pisiyor, hemen d enleme getirdim.Yaptigim d zenlemelerden yle mutlu oldular ki ok gecmedi, terfi ettirip telsiz operat r yaptilar.

Ve Atat rk   g rd g  g n  de anlatirdi. Onun ne kadar yakisikli ve etkileyici bir adam oldugunu dilinden d s rmezdi. Seneler sonra madalyasini aldiginda ocuklar gibi mutlu oldu. Hi ikarmadi zerinden, senelerce gururla tasidi.

Canim babam, ocuklugum ve sonrasi. Ne ok sey var sizlerle paylasmak istedigim o g nlerle ilgili, sanirim onlari kitabima ayirip bu k   k k semde size onunla olan son vedami anlatmaliyim.

Yil 1999. Artik hepbirlikte Amerika da yasiyoruz. Biz birbirine ok bagli, sevgi dolu bir aileyiz, ne evlilik ne benim film ve m zik alismalarim bizi birbirimizden ayiramadi. Bir numara kizlari evlenip Amerika ya yerlesince onlarida pesinden aldirdi, sonrada tek kiz kardesini, beni tabi.

Ve babamin son g nleri. 98 yasinda. Bill Clinton dan yasi y z nden tebrik mektubu geldi. Bu Amerikan h k metinden gelen ok hos bir jest,   nk babamin ikinci ek bir vatandasligi yok. Yani hala sadece T rk vatandasi.

oktandir ayagini kirdigi i in hastahane teskilati olan bir bakim evindeyiz. Ne zamandir tepki vermiyor ama biz Rezan la hep yanindayiz. Son dakikalari dediler, isterseniz vedalasin. Hala kabul edemiyoruz, sona geldigimizi anlamak istemiyoruz. Bizi tanisin, hatirlasin istiyoruz. Sarilip konusmak istiyoruz ama nafile. En son tepki g sterdiginde aylar ncesiydi. G l mseyip basimi oksamisti, hi unutamiyorum. Hala babami d s nd g mde elini basimda hissederim.

Gitti artik  dedi hemsire,  isterseniz biraz daha kalip vedalasabilirsiniz. Kaldik ve kendimizce vedalastik. Iki kardes birbirimize sarilip aglastik. Bir ara odanin disina iktim. Karsi koridordan bir hasta geliyordu. O da ok yasli bir amca, zaman zaman g r rd m ama hi konusmamistik. Basindaki sapkasiyla ilk kez g r yordum, bakinca i im bir tuhaf oldu. Babamin siyah fotor sapkasiyla ayniydi. Ablam Ingiltere'de okurken yaninda kaldigi Madam Botti, Londra ya ziyarete gittiklerinde hediye etmisti babama. len kocasininmis. Babam o sapkayi ok sever, herzaman kullanirdi.

Yasli adam yanima geldi ve; Aglamayin dedi. Babami kaybettik dedim, ve sarildik birbirimize. Ben agladik a o aglama dedi. Sonra anlatmaya basladi. l m i in bu kadar zlmememiz gerektigini s yledi. Birde benim arsami satin dedi. Sakinsikinti ekmeyin.

Nazik bir sekilde tesekk r ettim, olur dedim. Nasil kirarsiniz? hem yasli, hem kafasi karisik. Rezan da ben de  pt k yanaklarindan ve ayrildik. Yasli adami alip yemege g t rd ler.

O sirada Filipinli bas hemsire geldi yanimiza. Marina ok uzun s redir g rev yapiyordu bu b l mde. Bize bas sagligi diledi. Bizde z r diledik verdigimiz sikintilar i in. ok kez babama yeterli bakilmadigini s yleyip iki kardes yeterince teror estirmistik bu b l mde.

Siz o hastayla ne yaptiniz o kadar uzun? diye sordu. Konustuk dedim. Ne konustunuz? dedi merakla.

Hi dedim, teselli etti bizi, galiba kafasi karisik biraz, bir arsasi varmis onuda ayak  st  hediye etti bize. ok tatli bir amca. Sarilmasi bize cok iyi geldi.

M mk n degil dedi. O konusamaz, ben ka  senedir burada alisiyorum, hi konusurken g rmedim. Rezan la birbirimize baktik konustu ama dedim. Inanmadi, tibben m mk n degilmis. O an sinirlendigimi hatirliyorum. Neden inanmamisti? Yalan s yleyecek degildik ya. Bir t rl  anlayamamistim. Cok sonra uyandik.

Babamin Samsun da bir k   k arazisi var, hala da durur. Hayati boyunca zerine kayitli olan tek esyasi. Babam ihtiyaciniz olunca satin onu derdi bize. Sikilmamamizi istedi saniyorum, giderken de onu satmamizi bize hatirlatmisti. Sarilip bizi pm s, z lmememizi s ylemisti. Kisacasi son vedamiz babamla o ld kten sonra olmustu. stelik dahasi da var. Ruhu cenazeye kadar da benimle kontak kurmaya devam etti.

Bu hikaye kitaplarinda okutugunuz bir hikaye degil. Her kelimesiyle ger ek.Yazmak paylasmak istedim. Belki Allah inanci olmayanlari y nlendirir diye de d s n yorum. S ylenildigi gibi ruh yle kainatin i inde baloncuk gibi kaybolmuyor. Zorda kaldiginda size ulasabiliyor, yeni yolculuguna baslamadan nce vedalasabiliyor bile.

Babalar g n  yada degil, ne farkeder. Yasiyorsa babaniz bug n ona daha cok sarilip  p n, darginsaniz barisin. Babama ve sizlerin de b t n kayiplariniza y ce Rabbimizden rahmet diliyorum. Nurlar yagsin hepsine Sevgiler.

Nazan Saatci
Haziran / 2011 / U.S.A


SIZ BU LKEYI SEVMIYORSUNUZ!

by Nazan Saatci on July 1, 2011


Nazan Saatci

Se im bitti, istikrar geldi diye d s nd k. Artik alisma vaktidir.Yok, olur mu yle sey, boykot yapalim, se imi de kaybettik nasilsa, hincimizi nasil alacagiz? Bu mudur siyaset? Siz bu lkeyi sevmiyorsunuz.

Avrupa Birligi endise i inde seyrediyoruz demis. Yurt disinda itibarimiz d sse, sorunlu lke g r nt s ne girsek sizin i in ne nemi var? Siz kamuoyunu yeterince mesgul ediyorsunuz. alismalari engelliyorsunuz. O dikkat ekmek isteyen doyumsuz ocuk edasiyla kayga etmeye devam ediyorsunuz. Siz bu lkeyi aslinda sevmiyorsunuz.

Iktidar partisine olan hinciniz sizi hir inlastiriyor ama bu arada dersinizi de yapmiyorsunuz. Bir neri bile getiremiyorsunuz. Yarginin verdigi karari degistirmek istiyor adeta bir mucize bekliyorsunuz. Aslinda ortaligi karistirmaya alisiyorsunuz. Siz bu lkeyi sevmiyorsunuz.

Yargiyi hizlandiralim, anayasayi degistirelim ama bunu disardan nasil yapacaksiniz? Size sunulan o nemli koltugu reddediyorsunuz. 50 milyonu ikmaza s r kl yor, size oy verenleri hayal kirikligina ugratiyorsunuz. Siz cidden ne yapmaya alisiyorsunuz? ok yazik. Siz bu lkeyi hi sevmiyorsunuz.

Meclis Kurtulus Savasi esnasinda bile a ikmis. CHP benim babamin partisiydi. Atat rk ilkeleri deyince CHP akla gelirdi. Peki sizlere ne oldu? Kendi meclisinize girip kendi yemininizi etmiyorsunuz. Kendi kuyunuzu kendiniz kaziyorsunuz. Iyice emin oluyoruz artik. Siz bu lkeyi sevmiyorsunuz.

D s nce zg rl g n n tabi ki sinirlari olacak. Sabahtan aksama kadar bir kisi hakkinda k t  yazsak, i imizden ne gelirse s ylesek, bu d s nce zg rl g m  olur? Nasil bir zg rl k bekliyorsunuz ? Bir lkenin b t nl g  olur, insanin da kendine gore dokunulmazligi vardir.

Ne kendinizin, ne de lkenizin baskalari tarafindan kullanilmasini istemezsiniz. Herkesin zg rl k hakki kendi er evesi ile sinirlidir. Ulkelerde b yledir. D s nce zg rl g bir sinira kadardir. Siniri ge tiginiz an, o d s nce zg rl g n z izmeyi asmistir. Hesaplari ince yapalim, demogoji altina saklanmayalim. CHP tarihinin en byk hatasini yapiyorsunuz. Siz bu lkeyi sevmiyorsunuz.

Kurunun yaninda yas da yanmistir. Tutuklular i inde hakketmiyenler var tabi ama onlari kullanip herkese meclis bileti vermeyi istemek acaba ne kadar dogru bir harekettir? Siz cidden bu lkeyi seviyor musunuz?

AKP size bir ok y n yle ters gelebilir ama alismalari yatsinamaz. Hatirlarsaniz, bu lkede bir zamanlar d rt parti bir araya gelmistiniz de yine de lkeyi y netememistiniz. Dersini yapan ocuklar ve sinifta kalanlar. Hayirlisi olsun. Ulkemiz halkinin iradesiyle ne badireler atlatti. Bunlarda ge er. Sevgiler

Nazan Saatci
30 Haziran 2011/ U.S.A


D R STL K TESTINE VAR MISINIZ?

by Nazan Saatci on July 22, 2011


Nazan Saatci

lkemizde her g n  st  ste patlayan sike, r svet, organize su olaylari zaten karisik olan kafalarimizi daha da karistirdi. Hayata g vensiz olan duygularimizi daha da zayiflatti. Silahli Kuvvetlerimiz, gretim kurumlarimiz, hatta sporumuz bir tabuydu. Zaten poltikaya inancimiz yoktu, geri kalanlari da yok ettiler. Tabularimizi birer birer yiktilar. Kim? Tabi ki biz...insan. Ne ekersek onu bi eriz. Ne olacak simdi? Biz kime inanacagiz? G rd g n z gibi tablo karamsar. Peki bir ikar yol yok mudur, bireylerin yapmasi gereken seyler yok mudur? Var tabi. Her zaman bir yol vardir.

 nce size bir test yapalim. Bakalim ne kadar d r sts n z. Ben sizler i in bir test hazirladim. Ama bir problem var tabi. Acaba siz bu sorulara d r st yanitlar verebilecek misiniz? Iste sorun da burada.

Bence cevabinizi kimselerle paylasmayin. Sonu vicdaninizla aranizda kalsin. O, yani vicdaniniz zaman zaman sizi sorgular. Is ki siz onu bir kez karsinizdaki sandalyeye oturtmayi basarabilin. Kendinizi sorgulamayi aliskanlik haline getirebilin. Yaptiginiz her hareketinizde d r st davranmaniz gerektigini hatirlayip dikatli yasayabilin. Temizlige kendi ruhunuzdan baslayin. D r st bir gelecek adina deymez mi?

Dini inan lari kuvvetli olan insanlarin bazilari bu testte daha basarili olabilirler.   nk korkulan bir merci vardir. G nah, sevap ve d r stl k elele y r r. Ama bazen din olgusu varken bile binlerce yalan duyariz. Bu bize o ruhun, dini olguyu gerektigi derecede anlamadigini ve hissetmedigini g sterir. Her din dogruyu g sterir, uygulanamamasi insanin kendi eksikligindendir.

Her birey d r st olabilseydi muhakkak ki sorun kalmazdi d nyamizda. D r st aile d r st fertler yetistirme abasi i inde olurdu. Ama herkesin d r st olmasini bekleyemiyecegimize g re vaz mi ge e egiz. Hayir biz her bir fert olarak elimizden geleni yine yapacagiz.

Ama gelin  nce kendinizi yargilayin. Ben ne kadar d r st m? Sorular asagida, cevaplarini verin kendi kendinizi sorgulayin bakalim. Puanlama en altta.

1-Talebesiniz. Imtihandasiniz.Arkadasinizin kagidini g rme yada soru cevaplarina kolaylikla ulasma sansiniz var.

a) Teredd tsuz kopye ekerim.
b) Muhakkak ge ecek kadar bilgim vardir, tenezz l etmem.
c) alismistim ama bilmedigim yerlerden geldi,bu sinifi ge mem lazim siz babami bilmezsiniz, teredd t bile etsem sinifi ge mek i in herseyi yaparim.

2- Bir k   k bah eniz var, bah enizde de bu gun size ait olmayan bir tavuk oturuyor.

a) Allah bana bir tavuk yollamis diye d s n r hemen keser yerim.
b) Komsulari gezerim, sahibini ararim. Bana ait olmadigini d s n r ona iyi bakarim.
c) Sahibini ararim bulamazsam ve bakacak durumum da yoksa ihtiyaci olan birisine veririm. Ablamlar ok ocuklu, ihtiya lari vardir.

3-K   k bir is yeriniz var. Zar zor para kazaniyorsunuz. Hayat zor. Bir m steriniz yanlislikla size fazla para verdi, farkinda da degil.

a) Parayi aktirmadan alip ekmeceye koyarim.
b) Fazla verdiniz der, geri veririm.
c) Kisi zengin g r n yorsa vermem, fakir ise parayi iade edebilirim hemde iyilik yapmis olurum.

4-Is yeriniz var. S rekli mal aliyorsunuz. Bazen mal aldiginiz firmalar hata yapiyorlar. Bazen bir fazla ,bazen iki eksik yolluyorlar. Bu hatalar sizi sinirlendiriyor.

a)Eksik yada fazla her defasinda bildiririm.
b) Eksik yollamislarsa bildirir isterim ama fazlasini bildirmem. Vakit kaybi her defasinda masraf edip telefon a iyorum.
c) Firmasina g re hareket ederim. Fazla yollamislarsa ve firma b y kse geri yollamam, k   kse yollarim.

5-Yolda bir c zdan buldunuz.

a) Iade ederim, adres yoksa karakola g t r r m.
b) I ine bakarim, miktar b y kse tutarim.Bana yollanmis bir sans olarak d s n r m helede ihtiyacim varsa.
c) Aslinda miktar k   kse iade ederim, tenezzul etmem.

6-Arkadasim b y k bir r svet alacagimizi s yledi. Bu isten bana da g zel bir kar cikacakmis. B t n yapacagim alistigim kurumdaki bilgileri onlara aktarmak.

a) Sahislar b y k isimler ,olay cok saglam g r n yor derhal yardimci olurum. Sonunda  l m yok ya.
b) Arkadasima bir daha beni boyle bir konuya muhatab etmemesini soyler, red ederim.
c)Pazarlik eder bana verilecek parayi artiririm. Olurmu ya, arada ucuza gitmeyelim.

7-Arkadasim okumam i in kitaplarini verdi.

a) Verilen hi bir seyi iade huyum yoktur. Unutuyorum genelde, dalginim da.
b)  ok sevmissem birisini tutar, vermeyi unutabilirim. Canim alt tarafi bir kitap.
c) Hepsini vaktinde iade ederim.

8- Ailemizden miras kaldi hepimize.

a) Maddi durumlarimiza g re paylasilmasindan yanayim.
b) Durumlarimiz ne olursa olsun esit paylasimdan yanayim.
c)  ogunluk benim olmali, benim hepsinde emegim var. Ben hakkediyorum. Senelerdir onlara ben bakiyorum.

9-Yabanci bir  lkede  ok b y k bir magzada alis veris yapiyorsunuz. Miktar b y k oldugu halde kasadaki kisi yanlislik yapti ve siz  ok az bir para dediniz.

a) Geri d ner , "hata yaptiniz, daha  ok  demeliydim" derim.
b) Aptal miyim ben, hata yapmasaymis, geri iade etmem tabi.
c) T rkiye de olsa derdim ama burasi elin gavur lkesi, hi sesimi ikarmam.

10- Arkadasimin fikrini ok beyendim.

a) Saygi duyar ismi ile beraber paylasirim.
b) Kanunen fikir hakki yoktur, kendi fikrim gibi yazar, anlatirim.
c) Benim sayilir, bende d s nebilirdim, ne olacak ki.

11-  ocuklariniz her g n komsunun bah esinde. Meyvalari yiyorlarmis devamli sikayet geliyor.

a)  ocuklarima oraya gitmemeleri ve kimsenin malini almamalari gerektigini, g nah oldugunu anlatirim.
b) Valla ne yaparlarsa yapsinlar.  ocuk bunlar , engellemek olmuyor.
c) Benim cocuklarim isini bilir.

12- "Dogru s yleyeni dokuz k yden kovarlarmis" s z  i in ne d s n yorsunuz?

a) Basimi belaya sokacak birsey ise susarim yoksa dogruyu s ylerim.
b) Dogru s zd r, hi karismam valla dogru yanlis, arkami d ner giderim.
c) Ne olursa olsun ben dogru s ylerim yine de.

13- Yalan s ylermisiniz?

a) Gerekirse s ylerim tabi, duruma bagli.
b) Pembe dedigimiz cinsten arada bir s yleyebilirim.
c) Bazen susarim ama yalan s ylemem.

14- A ikta litre ile s t satiyorsunuz. Her g n i ine bir bardak su koysaniz, kimse anlamaz ama sizin gelirinizde iyi bir y kselme olacak.

a) Kesinlikle yapmam.
b) Yaparim, lezzet degismiyorsa.
c) Eee artik sizde cok oldunuz. Karismayin  yle herseye. Zaten zor ge iniyoruz. Size ne. Sizin tuzunuz kuru galiba.

1-b, 2-b, 3-b, 4-a, 5-a, 6-b, 7-c, 8-b, 9-a, 10-a, 11-a, 12-c, 13-c, 14-a,
Her bir dogru cevaba 10 puan veriyoruz. Eger puan toplaminiz 140 in altinda iktiysa siz d r st degilsiniz.  nk d r stl kde kademeler yoktur. Sadece d r st ve d r st olmayan insan vardir. izgiler beyaz ve siyah kadar kesindir. D r stl k duruma g re degisebilen bir olgu degildir. Aslinda cevaplari herkes bilir ama uygulamak nemlidir. Birini bile uygulamiyorsaniz o konu zerinde alismali kendinizi devamli sorgulamalisiniz.

D r st bir yasantiniz olusun umid ederim. D r stl g n size getirecegi g zellikler ve huzur saymakla bitmez.  ncelikle rahat uyursunuz. Siz d r st olun, birakin gerisini kainata, yardim gelir, Rabbiniz bilir. Sevgiler.

Nazan Saatci

Temmuz 2011 / U.S.A


SOMALI I IN IFTAR SAATI YOK

by Nazan Saatci on August 14, 2011


Nazan Saatci

Bir an hayal edin. A siniz ama bu g n sizin i in top patlamayacak. Yarinda hatta  b r g nde Halbuki cok a siniz, sevdikleriniz de a  ve susuz. Bu ok uzun bir oru , bir  l m orucu ve sizin bunu bozma sansiniz yok.

 ocuklariniz a liktan sizinle kontak kuramaz haldeler. Ruh gibi bakiyorlar etrafa, artik aglamiyorlar, yalvarmiyorlar, a  olduklarini ifade edemiyorlar, kivrilmis bir k sede kacinilmaz sonlarini bekliyorlar. V cutlari her g n dahada inceliyor. Sineklerden ciltelrini g remiyorsunuz. Siz kemik yigini haline gelen, herg n kuruyan bebelerinizi i iniz sizlayarak ve  aresizlik i inde seyrediyorsunuz.

Eviniz yok, g nlerce y r y p su ariyorsunuz.  ocuklarinizi kollarinizda tasiyor, bazen bir aga altina birakip onlara yine d nmeyi hayal ederek uzaklasiyorsunuz. Her tarafta  l m, her tarafta ceset. Yollarda uyuyorsunuz.

 nceleri ektiginiz mahs l n z kaybettiniz, sonra hayvanlarinizi. Artik hi sansiniz kalmadi. D smandan ka maya, g  meye alisiyorsunuz. Yardima geldigini duydugunuz en yakin Birlesmis Milletler kampina dogru yol aliyorsunuz. Halbuki en yakini y zlerce kilometre tede. Yollarda atismalar devam ediyor.

Hayali bile zor, degil mi? Halbuki bu hikaye yirmibirinci y zyilin ger egi. G n bug n. Somali i in ne iftar saati nede sahur vakti var. Insanoglu d nyanin en b y k insanlik su unu isliyor hi birsey yapmadan sadece seyrederek onlarin lmelerini bekliyor.

G n ge miyor ki g zlerimizi bir lkenin felaketine evirmiyelim, onlar in  z lmeyelim. D nyanin sonuna kosar gibiyiz. En son Pakistan, Japonya ve bug n Somali. Bu da bir baska t rl s , i savasla baslayan yine insanin insana zulm ile devam eden ve kuraklikla son noktasini oktan asmis bir baska yok olus hikayesi. Tusunami degil, sel degil, deprem degil. Bu felaketin ismi a lik. Son 60 yilin en b y k a lik felaketi. Kuraklik, susuzluk ve kolera dahil salginlar kapida.

Nasil geldi Somali bu duruma? Kisaca  zetlersek, Somali Afrika nin dogusunda, Hint okyanusunun kiyisinda gergedan boynuzu seklinde bir yarim ada. Ingiltere ve Italya tarafindan yillarca som r len lke 1960 yilinda bagimsizligini ilan etmis ama Problemler bitmemis Somali i in. 1991 yilina kadar da Muhammed Siyad Barre  nin dikt r rejimi altinda ezilmis lke. Nihayet bu rejimin devrilmesi ile, dogru bir y netimin basa ge ip kendisini kabul ettirememesi y z nden  lke i  savas ve a liklara s r klenmis.

Aslinda Somali fakir bir lke olamazdi. Tarimi, hayvanciligi hatta madenleri vardi. Uzun sahilerinde balik ilik yapilabilir, milyonlarca miktarda Ton baligi satisindan gelir saglanabilirdi. Kuraklik olsa da, bu lke i inde halledebilinecek bir problem olmaliydi ama  yle olmadi. lke geregi gibi idare edilemedigi i in devamli s m r ld . B y k  lkeler zehirli atiklarini bile onlarin denizlerine bosalttilar.Sonunda Somali korsanlari olustu.   lkeyi korumak adina yapiyoruz dediler ,  zenginden alip fakire veriyoruz. Dogru ya da yanlis, gelen yabanci gemileri esir aldilar ve sonucta haydutluktan ileri gidemediler. Bu arada yabancilar  lkelerini yagmalamaya devam etti. Topraklari Ingiltere,  in gibi b y k devletler tarafindan satin alindi ama bu  lkeler tarafndan hi  yatirim yapilmadi.  ift iler  iftliklerini yok pahasina elden ikardilar yabancilara. Bazen insanlar, bir hasta  ocugu hastaneye yetistirmek i in kocaman iftligini 100 dolara bile satti. Halbuki hastaneye yetisen k   k kiz yasamadi. Ama neye yarardi ki? Somalili  ift i i in hic bir gelecek yoktu zaten.

B t n bu olaylara neden olan ne yaziktir ki yine Islam dininin altinda yuvalanmis ii nefretle dolu, Islamin y z karasi, bir terror grubu. Al-Shabab. Ash Shabaab ve Hizbul Shabaab da denilen grup Pakistan ve Afganistan in Talibani gibi. Kara Islamin temsilcisi olan bu terr r grubu lkede yasayan sufi gruplarla da atisiyor.13 yasindaki kiz ocuklarini tecavuze ugradiklari i in topraga g men ve tasla  ld ren bir canavar zihniyet. Ne yazik ki Islamin bu kara g lgesi, Eritre ve El-Kaide destekli asiri dinci grup d nyaya karsi m sl manligi lekelemeye devam ediyor.

Bug n, Al-Shabab baskisindan ka an g  men halk a likla bogusurken, lkenin Al-Shabab isgalindeki topraklarina girilemiyor bile. Birlesmis milletlerin yardim g t rebildigi yerlerde de yeterli organize hen z yapilamamis. Yardimlara g z dikmis olan Al-Sabab ter r  rg t  yer altina a tigi dehlizlerinde ilerliyor. lkede birlesmis milletlerin beraberinde getirdigi yardimlarini koruyacak sayida bile asker yok. atismalardan, lkeye ulasan yiyecekler de s rekli ziyan olmakta.

Peki ne olacak, tablo umitsiz diye yardim etmekten vaz mi ge ecegiz? Birlesmis milletler yardimlarinizi kesmeyin diye feryat ediyor. Acil askere ihtiyac var, her turlu yardima ihtiya var. Bir sene nce lkede a lik olabilecegini belirten  rg t malesef bu b y k kayiplardan  ok nce d nyanin dikkatini ekememis Somali ye. Her 6 dakikada bir  ocugun  ld g n  a iklayan ilgililer, 11 milyon kisinin yardima ihtiyaci oldugunu bildirdiler. G rd g n z gibi su an Somali i in her bireyin yardimi nemli.

Bug n Hollanda h k meti yardimlarin bosa gidecegi endisesiyle Somali halkina yardim yapmayacaklarini a ikladi. Kimbilir onlar gibi d s nen ka lke ikacak d nyada. ok s k r ki, Basbakanimiz Tayyip Erdogan elini tasin altina sokmaktan ka inmadi yine. Konunun her t rl  takip ve destek isi olacagini a ikladi. Biz, lke olarak yapabilecegimiz her t rl yardimla gurur duyacagiz. Duyarli bir lke oldugumuz i in g gs m z kabaracaktir.

Gelin fitrelerimizi bu Ramazanda Somali'ye yollayalim. Yardim edebilen lke oldugumuz i in halimize s kredelim. Rabbimizin sundugu b t n g zellikleri hissedelim, dualarimiza bu sikintida olan m sl man kardeslerimizi de katalim. Somali de a likla savasan b t n insanlara, ocuklara ve su an lkesi i in zor sartlarda a  ve susuz savasan Somali'li gen lere y ce Rabbim izden yardim ihsan etmesini dileyelim, hep birlikte ve y rekten isteyelim bu dilekleri. Bu sihirli ayin y z suyu h rmetine, Rabbimiz adina. Hepinize sevgiler diliyorum g zel dostlarim. Ramazaniniz hayirli olsun.

Nazan Saatci
2011/ Agustos / U.S.A

T.C H k meti araciligi ile yapilacak yardimlariniz i in bilgiler:

YARDIM KAMPANYASI HESAP NUMARALARI

Genelgeye g re, Somali ve A lik Tehlikesi Yasayan Diger Afrika  lkeleri Yardim Kampanyasi'' banka hesap numaralari s yle:

-T.C. Ziraat Bankasi Asagi Ayranci Subesi
TL hesap no (IBAN): TR940001000820555555555001
ABD dolari hesap no (IBAN): TR670001000820555555555002
EURO hesap no (IBAN): TR400001000820555555555003
Banka swift kod no: TCZBTR2A

-T. Vakiflar Bankasi A.O. Finansmarket Subesi
TL hesap no (IBAN): TR800001500158007299038012
ABD dolari hesap no (IBAN): TR680001500158048012989557
EURO hesap no (IBAN): TR140001500158048012989559
Banka swift kod no: TVBATR2A

-T. Halk Bankasi Bakanliklar Subesi
TL hesap no (IBAN): TR460001200940800005000014
ABD dolari hesap no (IBAN): TR590001200940800058000095
EURO hesap no (IBAN): TR320001200940800058000096
Banka swift kod no: TRHBTR2A

AA

Agustos 2011 / U.S.A

1 2 3 4 5 6